İletilerinizi bekliyorum...

gulerbugday@ttmail.com

Facebook

    (Güler Buğday)

Twitter

    twitter.com/gulerbugday

 

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI

25 Kasım 2015 Çarşamba, 16:29

Cumhuriyeti kuran parti, artık laik cumhuriyeti yıkanlara, tek adam diktasını dayatanlara ve korku imparatorluğu yaratanlara engel olamıyor!

Bursa Bamsz | letiim | zgemiim | Kitaplarm | Hakkmda Yazlanlar | Animasyonlu iirler

Ana Menü

» Ana Sayfa

» Haberler

» Yazılarım

» Yazarlar

» İletişim

» Künye

» Bize Yazın

» Bağlantılar

ATATÜRK Diyor Ki;

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

YAZAR YAZI

CHP yol ayrımında

CHP yol ayrımında

08 Eylül 2014 Pazartesi, 10:27

Ali Bulaç/ZAMAN

Türkiye, açık veya üstü örtük siyasetin vesayet altında yol almaya çalıştığı bir ülke. İlk müdahale olan 27 Mayıs’ta CHP önemli rol oynadı. Aydınlar genellikle CHP’nin yanında yer alır. Türkiye’de aydının seçkinci karakteri dolayısıyla merkez sağ veya Milli Görüş partilerine değil de CHP’ye yakınlık göstermesi CHP’yi oy deposu olan kitlelerden ayırır. Kılıçdaroğlu elitlere saygı gösterip elitizme karşı çıkarken önemli bir sorunun altını çizmiş oluyor.


Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Bu açıdan CHP’nin en kıdemli siyasetçilerinden Deniz Baykal’ın gözlemleri önemlidir. “Siyasal Katılıma Bir Davranış İncelemesi” adlı kitabında (1970-Ankara, s. 117-118) Deniz Baykal iki siyaset arasındaki farkı şöyle anlatır:

“Belli ilkeler grubuna göre toplumu düzenleme amacına yönelmiş bir siyaset anlayışı vardır... (Bu ilkelerin) belli bir soyut değer açısından taşıdıkları önem özellikle ağır basmaktadır. Böyle bir değerlendirmenin yapılması ise, entelektüel bir faaliyeti gerekli kılmaktadır. CHP’nin toplumdaki elit gruplara bağlılığı buradan gelmektedir. CHP hareketinin altında yatan siyaset anlayışı, belli soyut değerlere göre taşıdıkları önem dolayısıyla seçilmiş bazı ilkelere dayanarak toplumu düzenlemek amacına yönelmiştir. Bu durum da onu bu değerlerle uğraşan toplumsal gruplara karşı hassas hale getirmektedir. Buna karşılık, DP çizgisinde yer alan hareketin altında yatan siyaset anlayışı, belli ilkelere göre toplumu düzenlemek amacına yönelmiş değildir. Bu, daha çok toplumda karşı tepki şeklinde kendini gösteren bir siyaset anlayışıdır. Bunun içinde, ortada görülen ilkeler, siyasal faaliyete yön vermek üzere önceden konulmuş ilkeler değil, faaliyetin sonucunda kendiliğinden ortaya çıkan ilkelerdir. Bu anlayışa göre siyaset, toplumsal dengenin bir muhassalasıdır, yoksa o dengeyi değiştirecek bir araç değil. Bununla ilgili olarak, AP (Adalet Partisi), soyut değerlerle uğraşanlardan değil, toplumun tabanından gelecek taleplere, baskılara karşı hassastır. Seçim planındaki başarısı da bunun sonucudur.”

Baykal CHP ile sağ kitle partileri arasındaki farkları beş noktada toplar:

“1 - CHP geleneğinde önemli olan, belli bir çözümün “soyut değeri ve rasyonel geçerliliği”dir. DP (Demokrat Parti)-AP çizgisinde ise çözümlerin sosyal işleyebilirliliği, talep-imkân dengesi yani “fonksiyonel” değeri önemlidir.

2 - CHP’nin siyaset anlayışı “sistematik ve ütopik” olduğu halde, DP-AP’ninki “ampirik ve pragmatik”tir.

3 - CHP’nin siyaset anlayışı “elitist (seçkinci)”, sağ kitle partilerinki ise “popülist (halkçı)” niteliktedir.

4 - Kadroların temel yaklaşımı farklıdır. CHP anlayışında siyasî kadro “misyoner tipler”den, DP-AP çizgisinde ise kadrolar “siyasî komisyoncu (political brokers)” denilen tiplerden oluşmaktadır.

5 - İki parti tipinin ihtiyaçlar karşısındaki tavırları da farklıdır. CHP çizgisi, sürekli olarak ihtiyaçların tatminini geriye bırakmak, uzun vadeli ihtiyaçları ön plana almak eğilimi göstereceği halde, DP-AP çizgisi ani ve kısa vadeli tatminler arayacaktır.”

1980’lerden sonra Bülent Ecevit de, Türkiye’de sol hareket içinde etkin olan seçkincilerden yakınmıştı. Ancak Ecevit ve diğer sol, sosyal demokrat ve sosyalist hareket içinde yer alanlar, kendilerini değiştirme, toplumun değişen ihtiyacı ve yükselen taleplerine göre politikalarını yeniden düzenleme yolunda adım atmadılar. Aydınlar kendileri için özgürlük, halk için despotizmi öngörmüşlerdir. Beş müdahaleye ve aydının genelde itirazına rağmen 1950’den bu yana sağ partilerin siyasal iktidarı ellerinde tutmaları (DP-AP-ANAP- RP-AK Parti), Tek Parti geleneğine ve onun temel varsayımlarına bağlı olan seçkinlere, aydınlara ve bunların somut ifadesi olan siyasal partilere karşı halkın gerçek tutumunun ne olduğunu yeterince göstermektedir. Zamana karşı dayanıklı tek parti vardır, o da CHP’dir, çünkü CHP sadece devletin partisi değil, devletin kendisi olmak istemektedir.

Ancak tarihinde ilk defa CHP kenara itildi, AK Parti iktidarı onu “çevre partisi” olmaya zorladı. Şimdi CHP yol ayrımında bulunuyor; ya paradigmatik bir değişim geçirecek veya Türkiye her defasında meşru seçimleri kazanan tek parti yönetimine doğru giderken sadece seyredecek. Kılıçdaroğlu bunun farkında, bir hamle yapmak istiyor

Yazarlar

AKP ‘darbeyi’ kapatacak

25 Ekim 2016 Salı, 12:14


AKP ‘suç ortağı' arıyor

Mustafa Ünal /ZAMAN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:28


Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Haziran 2015 Cuma, 09:21


Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez

Erhan BAŞYURT/BUGÜN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:16


Ya Koalisyon ya Başkanlık...

Eren Erdem/YURT

12 Haziran 2015 Cuma, 08:58


Kırılma noktası!

Güngör Mengi/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:45


AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?

İbrahim Kiras/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:42


Ali İsmail…

Bekir Coşkun - Sözcü

23 Ocak 2015 Cuma, 09:34


Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?

Mehmet Kamış/ZAMAN

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39


Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi

Can Ertan /HABER

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57


Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik

Özgür Şen

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17


AKP’nin IŞİD çıkmazı

Hüseyin ALİ/Özgür Gündem

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10


Siyasi etik yasası çıkarılmalı

Serpil Çevikcan/Milliyet

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37


MİT’in sicili

Gültekin AVCI/BUGÜN

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17


İslamofobi ve provokasyon

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11


Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”

Hüseyin Özay/Taraf

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32


AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor

Zilar STÊRK/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25


Barışı, ancak özgürlükler besler

Hüda KAYA/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14


Bilim siyasetin elini öptüğünde...

Cüneyt Ülsever/YURT

11 Ocak 2015 Pazar, 10:19


Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı

Nazlı Ilıcak /BUGÜN

11 Ocak 2015 Pazar, 10:18

Son 20 Yazım

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI


AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN


GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.


ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..


12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?


Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?


Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'


Tüm Dostlara Teşekkür…


Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!


Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:


Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...


Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.


Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...


Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım


CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…


Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!


“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…


Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.


Sadece İnsan Olmak!


Annemin de Başını Ezerler mi?

Takvim

Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031
info@bursabagimsiz.info.tr

Bursa Bağımsız adlı, www.bursabagimsiz.info.tr adresinde yayınlanan işbu web sitesi içerisinde yayınlanan yazınsal ve görsel içeriğin her hakkı saklıdır.

Site içerisinde Güler Buğday dışında yazınsal ve görsel içeriği yayınlanan konuk yayıncıların eserlerinin her türlü hukuksal sorumluluğu konuk yayıncıya aittir. Güler Buğday işbu içerikten ötürü sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2022 Bursa Bağımsız