İletilerinizi bekliyorum...

gulerbugday113@gmail.com

Facebook

    (Güler Buğday)

Twitter

    twitter.com/gulerbugday

 

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI

25 Kasım 2015 Çarşamba, 16:29

Cumhuriyeti kuran parti, artık laik cumhuriyeti yıkanlara, tek adam diktasını dayatanlara ve korku imparatorluğu yaratanlara engel olamıyor!

Bursa Bamsz | letiim | zgemiim | Kitaplarm | Hakkmda Yazlanlar | Animasyonlu iirler

Ana Menü

» Ana Sayfa

» Haberler

» Yazılarım

» Yazarlar

» İletişim

» Künye

» Bize Yazın

» Bağlantılar

ATATÜRK Diyor Ki;

Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

YAZAR YAZI

12 Eylül 2012’de Türkiye basını

12 Eylül 2012’de Türkiye basını

12 Eylül 2012 Çarşamba, 07:56

Mehveş Evin /Milliyet

Başbakan’ın zihninde bir gazeteci-köşe yazarı-televizyoncu şablonu var... Onun istediği gibi haber ve yorumlar yapan, iktidar partisine eleştirmeyen, devlet kurumlarını sorgulamayan, terör haberlerini “küçük” gören ve içki içmeyenler, makbul gazeteci!
Bu tanımın dışında kalanları ise terbiyesiz, ehil olmayan, milleti galeyana getirmek isteyen, sorumsuz, alçak, sefa düşkünü olarak tanımlıyor.
Tayyip Erdoğan’ın (merkez) basına duyduğu öfke ve tepki yeni değil. Ancak basına yönelik bu öfke, artık ileri bir seviyeye taşındı: Tahakküm edemediklerine yönelik derin bir nefrete...
Basına dair bu tanım ve talepler, evrensel gazetecilik standartlarıyla bağdaşmıyor. Bırakın bağdaşmayı, gazetecilik mesleğine yönelik ciddi suçlamalarla dolu.

İstenmeyen haber
İktidar koltuğundaki siyasetçiler, hiçbir zaman basını sevmedi. Dünyanın hiçbir yerinde de sevmeleri beklenmedi. Zira gazetecinin işi, kendini sevdirmek değildir... İktidar sahiplerini memnun edecek yazılar yazıp programlar yapmak ve “siyasetçinin istediği ” soruları sormak, hiç değil!
Türkiye’de farklı dönemlerde iktidar yanlısı yayınlar oldu. Bugün 32. yılını dolduran 1980 darbesi sonrası basın, tam da bugün Erdoğan’ın tarif ettiği biçimde hareket etmeye zorlanmış, aksini yapanların yayın veya meslek hayatı sona ermişti. Bazı gazeteciler, sırf bu şablona uymadıkları için hayatından oldu. Bugün hâlâ bu cinayetler aydınlanmadı.
1990’lı yıllarda ordu asla eleştirilemezdi. Kürt gazeteciler istenmeyen haberler yaptıkları için sokakta kim vurduya giderken kimsenin gıkı çıkmadı. O dönemin basını, kapalı kapılar ardında tehdit edilerek devlet politikasını destekleyen yayın politikasına uygun davranmaya zorlandı.
28 Şubat döneminde de benzer yöntemler izlendi. Bugün AKP destekçisi basının gayet iyi bildiği gibi, akredite edilmemekten tutun işten atılmaya, andıçlanmaktan tutun hedef gösterilmeye, ötekileştirildi.

Açık hedef
Bugün basın açısından farklı olan, artık sivil bir iktidar tarafından açıkça hedef gösterilmesi. Hangi haberin nasıl ve kaç sütun verileceğinden tutun, sosyal medyanın nasıl kullanılacağına... Sorulara nasıl cevap aranması gerektiğinden, haberin nasıl aktarılacağına... Hatta hangi yazarın yazıp yazmayacağıyla ilgili iktidar, bizzat tarif veriyor.
Üstelik basının sadece “iktidar destekçisi” olan kısmı değil, çoğunluğu bu tariflere uymak için olağanüstü bir çaba sarfederken. Sesi yüksek çıkanlar, eleştirinin “dozu”nu kaçıranlar ya işinden oluyor, ya kızağa çekiliyor, en uç noktada hapse atılıyor.
Ama yetmiyor. Başbakan’ın öfkesi dinmek bilmiyor. Kavşak ve yol açılışları yerine terör ve operasyonlar hakkında haber yapanlar, devletin hatalarını sorgulayan basın, “linç kampanyası” yapmakla suçlanıyor.
Bugün 12 Eylül’ün 32’inci yılını devirdik... Gazeteciler, son beş yıldır artık “öldürülmüyor” diye sevinmeli mi?
İster asker, ister sivil... İster A, ister B partisinin iktidarı olsun... Medyaya tahakküm geleneği kalkmadığı sürece basın özgürlüğünden bahsedilebilir mi?
Basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede, demokratikleşme mücadelesi sürdürülebilir mi?


İDEAL KÖŞECİ
* NE YER-NE İÇER: Masasında içki ve çerez değil, meyve kasesi durur.
* NEREDEN HABER TAKİP EDER: Televizyon kanallarından değil, resmi kaynaklardan.
* NEREDE YAŞAR, NEREYE GİDER: Boğaz’a bakan yamaçlar haricinde her yer olabilir.
* KONUYA NASIL KARAR VERİR: Günün önemli açılışları, faaliyetlerine göre buna karar verir.
* SOSYAL MEDYAYA İLGİSİ: Resmi hesapların haricindeki hesaplarla işi olmaz.

Yazarlar

AKP ‘darbeyi’ kapatacak

25 Ekim 2016 Salı, 12:14


AKP ‘suç ortağı' arıyor

Mustafa Ünal /ZAMAN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:28


Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Haziran 2015 Cuma, 09:21


Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez

Erhan BAŞYURT/BUGÜN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:16


Ya Koalisyon ya Başkanlık...

Eren Erdem/YURT

12 Haziran 2015 Cuma, 08:58


Kırılma noktası!

Güngör Mengi/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:45


AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?

İbrahim Kiras/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:42


Ali İsmail…

Bekir Coşkun - Sözcü

23 Ocak 2015 Cuma, 09:34


Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?

Mehmet Kamış/ZAMAN

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39


Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi

Can Ertan /HABER

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57


Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik

Özgür Şen

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17


AKP’nin IŞİD çıkmazı

Hüseyin ALİ/Özgür Gündem

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10


Siyasi etik yasası çıkarılmalı

Serpil Çevikcan/Milliyet

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37


MİT’in sicili

Gültekin AVCI/BUGÜN

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17


İslamofobi ve provokasyon

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11


Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”

Hüseyin Özay/Taraf

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32


AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor

Zilar STÊRK/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25


Barışı, ancak özgürlükler besler

Hüda KAYA/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14


Bilim siyasetin elini öptüğünde...

Cüneyt Ülsever/YURT

11 Ocak 2015 Pazar, 10:19


Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı

Nazlı Ilıcak /BUGÜN

11 Ocak 2015 Pazar, 10:18

Son 20 Yazım

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI


AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN


GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.


ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..


12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?


Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?


Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'


Tüm Dostlara Teşekkür…


Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!


Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:


Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...


Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.


Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...


Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım


CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…


Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!


“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…


Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.


Sadece İnsan Olmak!


Annemin de Başını Ezerler mi?

Takvim

Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728
info@bursabagimsiz.info.tr

Bursa Bağımsız adlı, www.bursabagimsiz.info.tr adresinde yayınlanan işbu web sitesi içerisinde yayınlanan yazınsal ve görsel içeriğin her hakkı saklıdır.

Site içerisinde Güler Buğday dışında yazınsal ve görsel içeriği yayınlanan konuk yayıncıların eserlerinin her türlü hukuksal sorumluluğu konuk yayıncıya aittir. Güler Buğday işbu içerikten ötürü sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2023 Bursa Bağımsız