İletilerinizi bekliyorum...

gulerbugday@ttmail.com

Facebook

    (Güler Buğday)

Twitter

    twitter.com/gulerbugday

 

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI

25 Kasım 2015 Çarşamba, 16:29

Cumhuriyeti kuran parti, artık laik cumhuriyeti yıkanlara, tek adam diktasını dayatanlara ve korku imparatorluğu yaratanlara engel olamıyor!

Bursa Bağımsız | İletişim | Özgeçmişim | Kitaplarım | Hakkımda Yazılanlar | Animasyonlu Şiirler

Ana Menü

» Ana Sayfa

» Haberler

» Yazılarım

» Yazarlar

» İletişim

» Künye

» Bize Yazın

» Bağlantılar

ATATÜRK Diyor Ki;

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

YAZAR YAZI

Fethullah Gülen’le ilgili hassasiyet nedir?

Fethullah Gülen’le ilgili hassasiyet nedir?

16 Haziran 2012 Cumartesi, 08:59

Can Ataklı/VATAN

Başbakan Erdoğan’ın bir anda Fethullah Gülen’i Türkiye’ye davet etmesi siyasette dengeleri değiştirecek niteliktedir.

Gülen’in bu çağrıya uyup uymayacağı belli değil. Cemaate yakın bazı isimler her ne kadar Başbakan’ın çağrısının “çok güzel” ve “çok olumlu” olduğunu söyleseler bile bu, Gülen’in dönmek için harekete geçeceği anlamına gelmez.

Ancak o aşamaya gelmeden bazı sorulara cevap bulmak durumundayız.

1- Fethullah Gülen neden Amerika’ya gitmişti?

Çünkü bundan 14 yıl önce Gülen hakkında “Suç amaçlı örgüt kurmak, silahlı terörist eylemler hazırlamak” türü bir suçlama yapılmıştı. O sırada Amerika’ya tedavi için giden Gülen bir daha dönmedi.

2- Gülen neden hiç Türkiye’ye gelmedi?

Çünkü davası devam ediyordu, gelmesi halinde gözaltına alınması, sorgulanması ve hatta tutuklanması ihtimali vardı.

3- Şu anda Gülen’le ilgili bir dava var mı?

Hayır yok. Hakkındaki dava çoktan düştü.

4- Buna rağmen Gülen neden gelmiyor?

İşte orası muamma. Gülen’in Türkiye’ye gelmemesi için hiçbir neden yok.

Ancak özellikle cemaat çevreleri “bir hassasiyetten” söz ediyorlar.

Gülen’in Türkiye’ye gelmesinin “bazı çevrelerde” huzursuzluk yaratacağını ileri sürüyorlar.

Garip olan şu ki bu iddiaları söyleyenler, iddialarını hiçbir şekilde temellendiremiyor. Kim “huzursuz” olur, “hassasiyet” nedir, bir türlü açıklanmıyor.

Buna mantıklı sayılabilmeye en yakın cevabı geçen akşam Kanaltürk’te katıldığım programda Ali Bulaç verdi. Bulaç Gülen hareketinin “global” bir yapı kazandığını ve bu büyük operasyonu dünyanın da merkezi sayılan Amerika’dan yönetmenin daha elverişli olabileceğini söyledi.

Bu bir görüş tabii ama yine de Gülen’in “ziyaret amaçlı” olsa bile Türkiye’ye hiç gelmemesini açıklamaz.

O halde ortada “bilmediğimiz” bir sorun mu var?

Başbakan Erdoğan’ın, tam da cemaate yakın isimlerin muhalefet olarak nitelenebilecek biçimde hükümeti eleştirdiği bir sırada çıkıp da “hasret bitsin artık” demesi ister istemez kafaları karıştırıyor.

Erdoğan gerçekten Gülen’in dönmesini mi istiyor yoksa gelme ihtimaline karşı bir önlem mi alıyor.

Cevabı verilmeyen sorulara bakınca Erdoğan’ın aslında Gülen’in gelmesini değil tam tersine, gelmemesi istediğini tahmin ediyorum.

Gülen’in de bunu “tuzak” olarak algılayabileceğini ve belki de başlattığı “geri dönme” planını bir süreliğine daha askıya alacağını düşünüyorum.

Çünkü, cemaatle iktidar arasında ciddi bir çatışma olduğu kesin. Her ne kadar resmi söylemlerde inkâr ediliyorsa da, biraz sohbet ettiğinizde bu çatışmanın aslında giderek daha da keskinleşeceğini anlıyorsunuz.

Gülen’in bu çatışmayı dışarda kalarak ve uzaktan izlemeyi tercih etmesi doğaldır.


*****


Abdullah Gül kazandı

Açık söyleyeyim, ben daha çok Anayasa Mahkemesi’nin Gül’ün görev süresi ile ilgili yasayı tümüyle iptal edeceğini tahmin etmiştim.

Gerçi çeşitli yazılarımda ve televizyon konuşmalarımda bu konunun Anayasa Mahkemesi’ni bile aştığını, kararın “güçler dengesine göre” verileceğini de belirtmiştim.

Görünen o ki Abdullah Gül’ün gücü daha ağır bastı.

Eğer yasa tümden iptal edilseydi, üç ay içinde seçime gidecek ve ilk kez bir cumhurbaşkanı seçecektik.

Şimdi seçim iki yıl sonraya kaldı.

Bu karar Abdullah Gül’ün zaferidir.

Çünkü AKP’nin 2014’te “Abdullah Gül’ü ekarte etme” planı suya düşmüştür.

Nitekim AKP’li Nurettin Canikli’nin muhtemelen “boş bulunup” da söylediği “Hem görev sürnesi 7 yıl hem de aday olabiliyor, böyle şey olur mu?” sözleri bunun kanıtı gibidir.

Eğer bu yıl bir seçim olsaydı Gül, Tayyip Erdoğan’a karşı aday olmayabilirdi, hatta büyük olasılıkla buna cesaret de edemezdi.

Oysa önümüzdeki iki yıl içinde neler olacağını bilmiyoruz.

İki yıl sonra Gül aday olabilir de olmayabilir de.

Aynı şekilde iki yıl sonrasında Erdoğan’ın da aday olup olmayacağı kesin değildir artık.


*****


‘Babamı istiyorum’

Yarın Babalar Günü. Kimi babasını kaybettiği kimi babasından çok uzakta olduğu için bu günü anlamına uygun yaşayamayacak, ama mutlaka hissedecek.

Bir de babaları hapiste olanlar var. Hele aralarında “suçunun ne olduğunu bile bilmeden” yıllardır hapiste tutulan babalar var.

İşte onları unutmayanlar yarın “Babamı istiyorum” sloganı altında “Babalar Günü”nü kutlayacaklar!

Silivri ve Hasdal gönüllülerinin öncülüğündeki “kutlama!”ya CHP İstanbul örgütü, Gazeteciler Sendikası, Vardiya Bizde Platformu, Türkiye Gençlik Birliği, İşçi Partisi, Balbay’a özgürlük girişimi ve Tuncay Özkan gönüllüleri destek veriyor.

Kutlamalar (!) saat 17.00’de Galatasaray Lisesi önünde başlayacak. Yapılacak konuşmalardan sonra Taksim’e doğru kısa bir yürüyüş yapılacak.


*****


Özel Yetkili Mahkemeleri getirenler, mahkemelerin yapısıyla ilgili eleştirilere kulak tıkamış, “yaptık, oldu” demişti. Şimdi getirenler de şikâyetçi ve mahkemelerin kaldırılması bile tartışılıyor. Eleştirenler de haklı şekilde, “yaptınız, olmadı” diyor... (Gani Yıldız)


*****


Gül 17 yıl Çankaya’da oturabilir

Şimdi hukukçulara sormak istiyorum.

Anayasa Mahkemesi kararına göre 2014’te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Gül aday olabilecek.

Diyelim ki Gül 2014’te aday oldu ve kazandı, peki 2019’da yapılacak seçimlerde tekrar aday olabilir mi?

Bu soruya hukuçular ilk duyduklarında “Hayır olamaz!” diyor.

Ben de “Neden?” diye soruyorum. Diyorlar ki “Gül 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yaptı, 2014’te seçilirse bu iki olacak ve hakkı bitecek.”

“Tamam ama bir de şu açıdan düşünün” diyorum.

Abdullah Gül Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 7 yıllığına bir kereye mahsus olmak üzere seçildi.

Ancak bu seçimden önce yapılan anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanlığı seçiminin halk tarafından beş yılda bir yapılmasına karar verildi. Yeni yasaya göre bir kişi ancak iki kere cumhurbaşkanı olabiliyor.

Yeni anayasa maddesi Gül’ün görev süresi bittikten sonra geçerlilik kazanacak. Bu durumda Cumhurbaşkanlığı seçimi “sıfırdan” başlamış olacak.

Gül eski sisteme göre cumhurbaşkanı olmuştu. Sistem sıfırlandığında neden diğer adaylar gibi onun da iki kere seçilme hakkı olmasın? Bunu neden yazıyorum; önümüzde iki yıl var. Henüz cumhurbaşkanı seçim kanunu ve cumhurbaşkanının görev yetkileri ile ilgili anayasa ve yasa değişiklikleri yapılmadı.

İki yıl sonra tekrar herhangi bir hukuksal sorun yaşamamak için bu iki yıl içinde cumhurbaşkanlığı ile ilgili tüm hukuki düzenleme yapılmalıdır.

Yazarlar

AKP ‘darbeyi’ kapatacak

25 Ekim 2016 Salı, 12:14


AKP ‘suç ortağı' arıyor

Mustafa Ünal /ZAMAN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:28


Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Haziran 2015 Cuma, 09:21


Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez

Erhan BAŞYURT/BUGÜN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:16


Ya Koalisyon ya Başkanlık...

Eren Erdem/YURT

12 Haziran 2015 Cuma, 08:58


Kırılma noktası!

Güngör Mengi/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:45


AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?

İbrahim Kiras/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:42


Ali İsmail…

Bekir Coşkun - Sözcü

23 Ocak 2015 Cuma, 09:34


Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?

Mehmet Kamış/ZAMAN

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39


Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi

Can Ertan /HABER

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57


Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik

Özgür Şen

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17


AKP’nin IŞİD çıkmazı

Hüseyin ALİ/Özgür Gündem

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10


Siyasi etik yasası çıkarılmalı

Serpil Çevikcan/Milliyet

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37


MİT’in sicili

Gültekin AVCI/BUGÜN

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17


İslamofobi ve provokasyon

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11


Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”

Hüseyin Özay/Taraf

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32


AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor

Zilar STÊRK/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25


Barışı, ancak özgürlükler besler

Hüda KAYA/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14


Bilim siyasetin elini öptüğünde...

Cüneyt Ülsever/YURT

11 Ocak 2015 Pazar, 10:19


Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı

Nazlı Ilıcak /BUGÜN

11 Ocak 2015 Pazar, 10:18

Son 20 Yazım

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI


AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN


GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.


ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..


12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?


Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?


Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'


Tüm Dostlara Teşekkür…


Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!


Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:


Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...


Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.


Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...


Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım


CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…


Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!


“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…


Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.


Sadece İnsan Olmak!


Annemin de Başını Ezerler mi?

Takvim

Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
info@bursabagimsiz.info.tr

Bursa Bağımsız adlı, www.bursabagimsiz.info.tr adresinde yayınlanan işbu web sitesi içerisinde yayınlanan yazınsal ve görsel içeriğin her hakkı saklıdır.

Site içerisinde Güler Buğday dışında yazınsal ve görsel içeriği yayınlanan konuk yayıncıların eserlerinin her türlü hukuksal sorumluluğu konuk yayıncıya aittir. Güler Buğday işbu içerikten ötürü sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2018 Bursa Bağımsız