İletilerinizi bekliyorum...

gulerbugday@ttmail.com

Facebook

    (Güler Buğday)

Twitter

    twitter.com/gulerbugday

 

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI

25 Kasım 2015 Çarşamba, 16:29

Cumhuriyeti kuran parti, artık laik cumhuriyeti yıkanlara, tek adam diktasını dayatanlara ve korku imparatorluğu yaratanlara engel olamıyor!

Bursa Bamsz | letiim | zgemiim | Kitaplarm | Hakkmda Yazlanlar | Animasyonlu iirler

Ana Menü

» Ana Sayfa

» Haberler

» Yazılarım

» Yazarlar

» İletişim

» Künye

» Bize Yazın

» Bağlantılar

ATATÜRK Diyor Ki;

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

YAZAR YAZI

Erdoğan'ı anlamak...

Erdoğan'ı anlamak...

12 Mart 2012 Pazartesi, 09:18

İsmail Küçükkaya /AKŞAM

Yeni bir siyasal durum ve pozisyon alışla karşı karşıyayız.
Süreci, Cumhurbaşkanı'nın görev süresiyle ilgili düzenleme ve 'Şike Yasası'ndaki değişiklikle birlikte başlatabiliriz.
Dindar nesil, milli bayramlarla ilgili yeni uygulamalar, hararetli 28 Şubat tartışmaları ve son olarak 4+4+4 kanun teklifi...
MİT krizi bu yeni durumla bire bir ilgili.
MİT Müsteşarı'nı ifadeye davet etme girişimi Türkiye için iyi olmadı.
Başbakan ağırlığını koyarak sorunu -şimdilik- çözdü ama 'krizin yan etkileri' ortaya çıkmaya başladı.
Hükümet, istediği yasal değişikliği gerçekleştirebilecek kudrette. Parlamenter çoğunluğu, ona bu yetkiyi ve gücü fazlasıyla sağlıyor. Ancak verilmek istenen mesaj muhafazakar kesime yönelik. İmam hatipler ve 28 Şubat dönemi muhafazakar tabanın en hassas olduğu konular.
Başbakan, adeta 4-5 ayrı cephede birbirine paralel politikalarla büyük bir strateji uyguluyor. Bütün oyun planını da kendisi kurmuş, kendisi yönetiyor.
Siyaset, parti ideolojilerinin esnemesi, zaman zaman değişmesi üzerine kurulu bir oyun. Bunu en iyi hayata geçirenlerden birisi AK Parti. Muhafazakar-demokrat ilkeleri de öyle. Bugünlerde partinin muhafazakar kimliği ön plana çıkartılıyor. Stratejinin omurgası burada yatıyor. Ben tahterevallinin işte bu denge değişimini MİT krizine bağlıyorum.
Başbakan Erdoğan, geleneksel tabanına diyor ki; 'Benim ve partimin muhafazakarlığı kişilerle, kurumlarla, gruplarla sınırlı değildir. Bu, benim ve partimin asli unsurudur.'
Zamanlama elbette her zamanki gibi belirleyici. AK Parti iktidarının büyük koalisyonunun liberal ve muhafazakar kesimdeki elit isimlerle limoni günler yaşadığı bir dönem.
Aynı yaklaşımı Kürt sorununda da görebiliriz.
Erdoğan, 'tarihe altın harflerle yazılmak için' ülkenin bu can alıcı meselesini çözmek gerektiğine inanıyor. Hem müzakere-hem mücadele konseptine çok güveniyor. Bu kapsamda 'evet dağda mücadele var' ama 'masada müzakere de var.' Bu politikanın sorgulanmasına izin vermiyor. Bizzat talimatlarla yönlendirdiği ana stratejiden taviz vermeye de yanaşmaz.
Artık çok güçlü bir lider. Neredeyse tek başına ülkenin kaderini elinde tutuyor. Devlet kurumları arasındaki rekabetten ziyade, işbirliğini ön plana çıkarma gayretinde. Çünkü artık Emniyet'e olduğu kadar MİT'e de hakim. En yakınındaki, en çok güvendiği isimlerden biri olan Hakan Fidan'ı müsteşarlığa getirdiği günden bu yana kendini daha da güçlü hissediyor. Türk Silahlı Kuvvetleri yönetimiyle de arzu ettiği gibi bir emir-komuta ilişkisi tesis etmeyi başardı. Şu anda dağda polisle asker ortak operasyonlar yapıyor. KCK soruşturmalarına bakışta Emniyet'le Genelkurmay bire bir örtüşüyor. Erdoğan, MİT'i bu noktada müzakere aracı olarak görüyor. Devletin istihbarat ağını da MİT koordinasyonunda toplamaya çalışıyor. Böylece devlet politikalarının eşgüdüm ve sinerji halinde, tek elden yürütülebileceği sistemin yapı taşlarını oluşturuyor. Kürt sorununu barışçıl yollarla çözerek tarihteki yerini almak istiyor. Bu arada Köşk seçimindeki avantajlı pozisyonunu daha da güçlendireceğini biliyor.
Yeni anayasa tartışmalarının bu süreçte yeri var. Ama onu başka bir yazıda ele almak gerek.
Konunun dış politika ayağı da önemli.
Erdoğan, tam bu süreçlere paralel biçimde ABD ile çok ama çok yakın bir ilişki kurmayı başardı. Küresel gücün güvenilir müttefiki olarak, kendi ve ülkesinin bölgesel liderliğini pekiştirmeyi puzzle'ı tamamlamak için zorunluluk olarak görüyor. Bunu da elde etti.
Suriye ve İran politikalarındaki keskinlik, Washington-Ankara hattındaki yakınlaşmanın işareti. Erdoğan büyük bir strateji kurmuş durumda. Duygu olarak iktidarını sorgulatacağı bir dönemde değil. Köşk'e nasıl çıkacağıyla ilgili bir oyun planı bu. Şu anda eli çok güçlü. Ancak yoluna başka bir engel çıkar mı belli değil

Yazarlar

AKP ‘darbeyi’ kapatacak

25 Ekim 2016 Salı, 12:14


AKP ‘suç ortağı' arıyor

Mustafa Ünal /ZAMAN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:28


Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Haziran 2015 Cuma, 09:21


Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez

Erhan BAŞYURT/BUGÜN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:16


Ya Koalisyon ya Başkanlık...

Eren Erdem/YURT

12 Haziran 2015 Cuma, 08:58


Kırılma noktası!

Güngör Mengi/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:45


AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?

İbrahim Kiras/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:42


Ali İsmail…

Bekir Coşkun - Sözcü

23 Ocak 2015 Cuma, 09:34


Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?

Mehmet Kamış/ZAMAN

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39


Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi

Can Ertan /HABER

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57


Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik

Özgür Şen

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17


AKP’nin IŞİD çıkmazı

Hüseyin ALİ/Özgür Gündem

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10


Siyasi etik yasası çıkarılmalı

Serpil Çevikcan/Milliyet

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37


MİT’in sicili

Gültekin AVCI/BUGÜN

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17


İslamofobi ve provokasyon

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11


Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”

Hüseyin Özay/Taraf

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32


AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor

Zilar STÊRK/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25


Barışı, ancak özgürlükler besler

Hüda KAYA/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14


Bilim siyasetin elini öptüğünde...

Cüneyt Ülsever/YURT

11 Ocak 2015 Pazar, 10:19


Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı

Nazlı Ilıcak /BUGÜN

11 Ocak 2015 Pazar, 10:18

Son 20 Yazım

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI


AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN


GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.


ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..


12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?


Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?


Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'


Tüm Dostlara Teşekkür…


Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!


Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:


Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...


Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.


Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...


Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım


CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…


Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!


“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…


Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.


Sadece İnsan Olmak!


Annemin de Başını Ezerler mi?

Takvim

Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031
info@bursabagimsiz.info.tr

Bursa Bağımsız adlı, www.bursabagimsiz.info.tr adresinde yayınlanan işbu web sitesi içerisinde yayınlanan yazınsal ve görsel içeriğin her hakkı saklıdır.

Site içerisinde Güler Buğday dışında yazınsal ve görsel içeriği yayınlanan konuk yayıncıların eserlerinin her türlü hukuksal sorumluluğu konuk yayıncıya aittir. Güler Buğday işbu içerikten ötürü sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2022 Bursa Bağımsız