İletilerinizi bekliyorum...

gulerbugday@ttmail.com

Facebook

    (Güler Buğday)

Twitter

    twitter.com/gulerbugday

 

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI

25 Kasım 2015 Çarşamba, 16:29

Cumhuriyeti kuran parti, artık laik cumhuriyeti yıkanlara, tek adam diktasını dayatanlara ve korku imparatorluğu yaratanlara engel olamıyor!

Bursa Bamsz | letiim | zgemiim | Kitaplarm | Hakkmda Yazlanlar | Animasyonlu iirler

Ana Menü

» Ana Sayfa

» Haberler

» Yazılarım

» Yazarlar

» İletişim

» Künye

» Bize Yazın

» Bağlantılar

ATATÜRK Diyor Ki;

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

YAZAR YAZI

Biraz daha fazla güneş için Allah’a yalvaran genç adam!

Biraz daha fazla güneş için Allah’a yalvaran genç adam!

11 Mart 2012 Pazar, 10:28

Mustafa Mutlu /VATAN

Köşe yazarları pazar günleri genellikle “keyifli” yazılar yazarlar... Haftada “yedi gün” yazmama karşın, ne yazık ki ben, böyle bir hakkı kendimde görmüyorum.

Baskıları, haksızlıkları, kumpasları, zulmü bir günlüğüne de olsa yok sayıp, “geyik yapmayı”, mesleğime ve size ihanet gibi görüyorum.

Bu nedenle bugünkü yazım yine “birazcık vicdanı olan herkesi” hüzünlendirecek...

Eğer, “Canım pazar pazar keyfimi senin anlatacağın dertlerle kaçıramam” diyorsunuz, hemen çevirin arka sayfayı...

Benimle kalıp bu yazıyı okumaya devam edenler ise başımıza gelmediği için yok saydığımız cezaevi çilesini çekmek zorunda kalan bir genç meslektaşımın, bizim gazetenin polis muhabiri Çağdaş Ulus’un mektubunu okuyacaklar...

KCK operasyonu kapsamında, sırf PKK’nın Avrupa’da görevli bir militanıyla “haber için” telefonda görüştüğü gerekçesiyle tutuklanan Çağdaş’tan söz ediyorum.

Başbakan, geride bıraktığımız haftada, “İçeride sadece 6 gazeteci var. Çünkü sadece 6’sının sarı basın kartı var” dedi... Çağdaş, o 6 gazetecinin arasında...

Hoş; olmasaydı da fark etmezdi... Onun ne kadar iyi hamurlu ve başarılı bir gazeteci olduğunun en yakın tanığı biziz çünkü... Her biri “pırlanta” kadar değerli olan bizim gazetedeki muhabir kardeşlerimin arasında, onun özel bir yeri var...

Sözü uzatmayayım ve sizi haksız yere tutuklandığına olan inancımı bir gün bile kaybetmediğim, 20’li yaşlarının henüz başındaki bu genç “fikir emekçisi”nin cezaevi güncesiyle baş başa bırakayım:


***


“Hapishaneyle tanışalı 80 gün oldu Mustafa Abi... Bu süreçte hep yanımda oldunuz. Her yazınızda bana olan inancınızı ve güveninizi dile getirdiniz. İnanın bu inancınızda haksız çıkmayacaksınız.

Henüz 80 gündür hapishanede olmama rağmen kendimi bir ömürdür buradaymışım gibi hissediyorum. Zaman zaman radyoda dinlediğim bir müzik bile beni buradan alıp çok uzaklara götürüyor. Arkadaşlarımla, ailemle ve dostlarımla paylaştığım o eski güzel günleri hatırlıyorum. Hatırladıkça, dışarıya olan özlemim bin kat daha artıyor. Dinlediğim müzik sona erince de kendimi yeniden dört duvar arasında, bir başıma, gözü yaşlı buluyorum. Kendimi bir türlü buranın koşullarına alıştıramıyorum. Dışarıdayken sokaklarda ve caddelerde attığım adımların değerini, 30 metrekarelik avluda volta atarken daha iyi anlıyorum artık. Avluda kesintisiz 16 adım atabiliyorum. Bir fazlası yok maalesef, sadece 16 adım. Bazen, ‘Sihirli bir gücüm olsa da şu duvarları delip geçsem, rahatça yürüsem’ diyorum.

Kar yağışı sona erince, kullanabildiğim avluya bir saat de olsa güneş vurmaya başladı. 75 gün sonra güneş yüzü görmeye başladım... Bu bir saati elimden geldiğince iyi değerlendirmeye çalışıyorum tabii ki... Avluda güneşin vurduğu bir alan var oraya geçiyorum. Beton zemine oturup, güneşin sıcaklığını içime çekiyorum. Bir yandan da sırtımı duvara yaslayıp, Nazım Hikmet’i ve o meşhur şiirini hatırlıyorum:

‘Bugün pazar.

Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.

Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün

bu kadar benden uzak

bu kadar mavi

bu kadar geniş olduğuna şaşarak

kımıldamadan durdum.

Sonra saygıyla toprağa oturdum,

dayadım sırtımı duvara.

Bu anda ne düşmek dalgalara,

bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.

Toprak, güneş ve ben...

Bahtiyarım...’

Biliyorum Nazım benim kadar şanslı değildi. Sadece haftada bir gün avluya çıkıyordu. Bense kısıtlı da olsa her gün çıkıyorum. Ama Nazım da ben de gökyüzünün bu kadar benden uzak olmasına dayanamıyorum!

Sonra da Allah’a güneşin biraz daha benimle kalması için dua ediyorum. Ama olmuyor, zamanı gelince tıpkı bir seyyah gibi güneş de yanımdan ayrılarak başka yerlere yelken açıyor. Güneş gidince de etrafı hemen bir soğuk kaplıyor. Güneşi yolcu eder etmez hemen içeri kaçıyorum. İçerisi de soğuk olduğundan hasta olmamak için kat kat kazakları giyinip, sonra günlük sıraya koyduğum işleri yapıyorum. Önce gazetelere sarılıyorum. Uzun uzun haberleri ve köşe yazılarını okuyorum. Okuduğum haberlerde bir gazeteci arkadaşımın yaptığı haberde imzasının yanına konulan kendi fotoğrafını görünce de seviniyorum. O fotoğrafa bakarak onlara olan özlemimi gideriyorum. Sonra televizyonu açıp saat başı ‘son dakika’ haberleri izleyerek, içeride de olsam, dünyadan haberdar olmak istiyorum. Ardından sıra kitap okumaya geliyor. Elime bir kitap alıyorum ve başka dünyalara dalarak; özgürlüğümü kısıtlayan duvarları, tıpkı hayal ettiğim gibi yıkıp geçiyorum... Ve her sabah uyandığımda, ilk iş olarak yeni güne büyük umutlarla ‘Merhaba’ diyorum.

Haftada bir gün (salı) yarım saat olan görüş günümü ise iple çekiyorum. Annemi, babamı, ablalarımı ve yeğenlerimi karşımda görünce dünyalar benim oluyor. O kısacık sürede onlarla sohbet ediyorum. Sohbete ise hep annemin gözyaşları virgül koyuyor. Benden ayrı geçirdiği günler arttıkça ‘Dışarıya çıkınca gazeteciliği bırak’ diyerek benim artık bu mesleği yapmamamı istiyor. Bana ise her seferinde onu teselli etmek düşüyor. Otuz dakikalık o kısa süre bitince de yolcu ettiğim ailemin arkasından uzun uzun ağlıyorum.

Ama içimdeki umudu hiç yitirmiyorum.

Vermiş olduğunuz destekten dolayı size, bana sizin kadar inanan okurlarımıza, çalışma arkadaşlarıma ve desteğini esirgemeyen herkese çok teşekkür ediyorum.

En kısa zamanda görüşmek üzere...

Yazarlar

AKP ‘darbeyi’ kapatacak

25 Ekim 2016 Salı, 12:14


AKP ‘suç ortağı' arıyor

Mustafa Ünal /ZAMAN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:28


Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Haziran 2015 Cuma, 09:21


Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez

Erhan BAŞYURT/BUGÜN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:16


Ya Koalisyon ya Başkanlık...

Eren Erdem/YURT

12 Haziran 2015 Cuma, 08:58


Kırılma noktası!

Güngör Mengi/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:45


AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?

İbrahim Kiras/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:42


Ali İsmail…

Bekir Coşkun - Sözcü

23 Ocak 2015 Cuma, 09:34


Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?

Mehmet Kamış/ZAMAN

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39


Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi

Can Ertan /HABER

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57


Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik

Özgür Şen

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17


AKP’nin IŞİD çıkmazı

Hüseyin ALİ/Özgür Gündem

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10


Siyasi etik yasası çıkarılmalı

Serpil Çevikcan/Milliyet

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37


MİT’in sicili

Gültekin AVCI/BUGÜN

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17


İslamofobi ve provokasyon

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11


Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”

Hüseyin Özay/Taraf

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32


AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor

Zilar STÊRK/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25


Barışı, ancak özgürlükler besler

Hüda KAYA/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14


Bilim siyasetin elini öptüğünde...

Cüneyt Ülsever/YURT

11 Ocak 2015 Pazar, 10:19


Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı

Nazlı Ilıcak /BUGÜN

11 Ocak 2015 Pazar, 10:18

Son 20 Yazım

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI


AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN


GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.


ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..


12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?


Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?


Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'


Tüm Dostlara Teşekkür…


Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!


Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:


Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...


Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.


Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...


Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım


CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…


Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!


“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…


Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.


Sadece İnsan Olmak!


Annemin de Başını Ezerler mi?

Takvim

Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031
info@bursabagimsiz.info.tr

Bursa Bağımsız adlı, www.bursabagimsiz.info.tr adresinde yayınlanan işbu web sitesi içerisinde yayınlanan yazınsal ve görsel içeriğin her hakkı saklıdır.

Site içerisinde Güler Buğday dışında yazınsal ve görsel içeriği yayınlanan konuk yayıncıların eserlerinin her türlü hukuksal sorumluluğu konuk yayıncıya aittir. Güler Buğday işbu içerikten ötürü sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2022 Bursa Bağımsız