İletilerinizi bekliyorum...

gulerbugday@ttmail.com

Facebook

    (Güler Buğday)

Twitter

    twitter.com/gulerbugday

 

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI

25 Kasım 2015 Çarşamba, 16:29

Cumhuriyeti kuran parti, artık laik cumhuriyeti yıkanlara, tek adam diktasını dayatanlara ve korku imparatorluğu yaratanlara engel olamıyor!

Bursa Bamsz | letiim | zgemiim | Kitaplarm | Hakkmda Yazlanlar | Animasyonlu iirler

Ana Menü

» Ana Sayfa

» Haberler

» Yazılarım

» Yazarlar

» İletişim

» Künye

» Bize Yazın

» Bağlantılar

ATATÜRK Diyor Ki;

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.

YAZAR YAZI

Kavga Erdoğan sonrası kavgasıdır

Kavga Erdoğan sonrası kavgasıdır

21 Şubat 2012 Salı, 09:07

Can Ataklı /VATAN

Başbakan ameliyatlı haliyle müdahale etti ve MİT krizini şimdilik bitirdi. Ancak dünkü yazımda da belirtmiştim, savcıların elinde MİT’le ilgili bazı vahim iddialar olduğu ileri sürülüyor. Demek ki sorunun bir süre sonra tekrar alevlenmeyeceğinin garantisi yok.

Bunun yanı sıra, yine daha önce yazdığım gibi bu olaya erkler arası kavga ya da bir cemaatin Tayyip Erdoğan’a karşı açtığı savaş gibi bakmıyorum.

Bu olayda belirleyici olan Tayyip Erdoğan’ın bir süre sonra AKP’nin başında olmayacağı gerçeğidir. Erdoğan bu yıl ya da 2014’te büyük olasılıkla Çankaya Köşkü’ne çıkacak. AKP’de bir boşluk doğacak.

Son kriz bu boşluktan önce “iktidarın gücü kimin elinde kalacak” mücadelesinin ürünüydü. Yoksa kimsenin aklına AKP iktidarını ve Tayyip Erdoğan’ı devirmek gelmiyor. “O” gidince ipler kimin elinde olacak? Sorun budur.

Görünene göre Erdoğan şimdilik iplerin “koşullar ne olursa olsun” kendi elinde olduğunun mesajını verdi. Bu, parti içinde iktidar mücadelesi yapan kesimlere “Ben kararımı vermedim, herkes oturduğu yerde otursun” uyarısıdır.

Şurası bir gerçek ki, Tayyip Erdoğan da hükümeti tıpkı Özal gibi düzenleyip gitmek isteyecektir. İşi oluruna bırakmak istemeyecektir. Bunun için de başta bazı yasal önlemler olmak üzere kendisini garantiye alacaktır.

Yani Erdoğan “Benden sonra tufan” demeyecek, tam tersine kendisi hangi koşullar altında olursa olsun Çankaya’da otururken iplerin elinde olmasını tercih edecektir.

Bu nedenle şu anda Erdoğan’a sımsıkı sarılı olan çekirdek kadro dışında, bu aşamada hiç kimse iktidar mücadelesinde başarılı olamaz.

Ancak bir başka gerçek de şu; Tayyip Erdoğan AKP’nin tek güçlü adamı, aynı zamanda parti içindeki koalisyona yapıştırıcı görevi gören bir lider. Erdoğan’ın gitmesi halinde partinin bugünkü disiplin ve birlik içinde olmayacağını da görmek yanlış olmaz.

Başbakan’ın iki günlük sağlık sorunu sırasında bile partinin içinden adeta fışkıran aykırı görüşler, tutarsızlıklar, tuhaf söylemler bunun kanıtı zaten.

Erdoğan başta otururken, iki günlük yokluğunda bile bu kadar aykırı sesler çıkabiliyorsa, Erdoğan’ın gittiği gün neler olur tahmin etmek zor değil.

Bir başka gerçek de şu; AKP Tayyip Erdoğan’la bu kadar güçlü. Falcılık gibi olmasın ama, bundan sonra hiçbir AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın ulaştığı oy oranına ulaşamaz. SONAR’ın son anketinde AKP yüzde 53’lerde görünüyor. Erdoğan’ın olmadığı bir AKP’de bu oranı bırakın tutturmayı, gelinen noktayı koruyabilecek çapta bir isim var mı? Abdullah Gül de dâhil.

O halde zaten Erdoğan’ın gidişi AKP’nin aynı güçle iktidarını sürdürebilmesi açısından büyük bir handikaptır.

Peki Erdoğan Çankaya’ya ne zaman gider? AKP’nin son yaptığı düzenlemeye göre Abdullah Gül 2014’e kadar Köşk’te oturacak gibi görünüyor. Buna karşı CHP yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir.

Burada belirleyici olan yine Erdoğan’dır. Eğer sağlık durumunu da göz önüne alarak bu yıl Köşk’e çıkmak istiyorsa Anayasa Mahkemesi’nin bu yönde bir kararı hukuken olmasa da “pratik” olarak alabileceğini söyleyebilirim.

Bu durumda eylül ayında Cumhurbaşkanlığı seçimi yapabiliriz ve Erdoğan Köşk’e çıkabilir. Ve yine sanıyorum Erdoğan’ı bu konuda şimdilik tek düşündüren konu Gül’ün “Madem beş yıl o zaman ben de aday olmak isterim” demesidir.

Bu yazım son birkaç ayda yazdıklardımın bir tekrarı gibi oldu. Ancak zaman içinde yaptığım analizleri tek parça halinde tekrar sizlere sunarak önümüzdeki günlerin siyaseti için bir ufuk açmayı düşündüm.


*****


Satış mı takas mı?

Savcıların MİT operasyonu için düğmeye bastıkları gün çok ilginç bir MİT olayı daha yaşanmıştı. Antakya’da bir MİT görevlisi Türkiye’ye sığınarak kamplarda yaşayan etkili bir Suriyeli albayı 100 bin dolar karşılığında Suriye makamlarına teslim etmişti. Bu albayın kurşuna dizildiği ileri sürülmüştü.

İstihbarat konusunda bir dönem yetkili olan bir uzman dostum aradı “Bu işte bir gariplik var” dedi.

Garipliğin ne olduğunu sordum. “O albay Türkiye’ye sığınmış önemli bir isimdi. Televizyonlara çıkıp Esad’la ilgili açıklamalar yapıyordu, bir devlet görevlisi birkaç kişi ile birlikte bu tür bir satış operasyonuna cesaret edemez” dedi.

Çünkü bu bölgede hiçbir şey gizli kalmazmış. Uzman dostum “Bu kadar göz önünde olan birini satmaya kalkan kişi anında yakalanacağını blimeyecek kadar ahmak olamaz, ama bir takas söz konusuysa bilemem” diye sürdürdü konuşmasını.

“Ne takası?” diye sordum. “Suriye dipsiz kuyu gibi bizim için. Bölgede müthiş hareketlilik var. Türkiye’den ciddi sızmalar olduğunu duyuyorum. Bu sızmalar sonucu Suriye’de yakalanan bazı Türk görevlileri de olduğu söyleniyor” cevabını verdi.

Yanisi şu ki o albay Suriye’de yakalanan bazı Türk görevlilerin iadesi için takas edilmiş ama iş ortaya çıkınca bu tür her olayda olduğu gibi operasyonu yürüten MİT’çi kurban edilmiş olabilirmiş.

İstihbaratçı dostumun anlattıklarını dinledikten sonra “Komplo teorisi olabilir mi?” diye düşünürken internet sitelerindeki bir haber dikkatimi çekti.

İsrail ’de yayımlanan Haaretz Gazetesi Suriye’de 40 MİT’çinin tutuklandığını ileri sürüyordu. Habere göre Türkiye bunun yaratacağı diplomatik krizden korkuyor ve bu kişilerin özgür kalabilmesi için Suriye ile yoğun müzakereler sürdürüyor. Suriye’nin de hâlen Türkiye’de tutulan bazı subaylarını geri istediği belirtiliyor.

Suriye sınırı çok hassas olaylara sahne oluyor. Bu kesin de...


*****


Komşuya ayıp oldu

Enerji Bakanı’nın Yunanistan’ın doğalgazda sıkıntıya düştüğünü ve Yunan Bakanı’nın kendisini aradığını, bunun üzerine komşuya doğalgaz verdiğimizi açıklaması Yunanistan’da tepkiyle karşılanmış. Enerji Bakanı, Yunan mevkidaşından sitem aldı ki kendini korumak için suçu hemen medyaya attı. Sözlerinin abartıldığını ve Yunanistan’ın rencide edildiğini söyledi.

İyi de buna kendisi neden oldu. Çünkü açıklaması “Komşu yalvardı, dayanamadım doğalgaz verdim” türündeydi. Özellikle iktidara yakın gazeteler de haberi aynen bu şekilde verdiler.

Şimdi bakanla aralarına kara kedi girdi, haberi veriş tarzlarını savunuyorlar. Kötü niyet olmadığını söylüyorlar.

Kötü niyet var ya da yok, “Yalvardılar, gaz verdik” başlığı elbette muhatabını çok rahatsız eder.

Yarın öbür gün bizim de doğalgaz sıkıntımız olabilir, Bakan örneğin Azerbaycan Bakanı’na telefon edip samimiyete güvenerek “Millet perişan, hastanelerde hastalar donacak, evlerde yemek pişmiyor” dese, Azeri bakan da kendi medyasına çıkıp “Türklere çok üzüldüm, acıdım, hemen doğalgaz gönderdim” dese, Azeri medyası da bunu “Zavallı Türkler” başlıklarıyla verse, bırakın üzülmeyi, delirmez miyiz?

AKP yandaşları işlerine geldiğinde hep “empatiden” söz ederler de...


*****


Başbakan ile ifade özgürlüğü polemiğine giren yazar Paul Auster’ın kitabı “çok satanlar listesi”nde “bir numara” olmuş. İster misiniz, “Ergenekon’un bir numarası” diye adamın peşine düşsünler! (Gani Yıldız)

Yazarlar

AKP ‘darbeyi’ kapatacak

25 Ekim 2016 Salı, 12:14


AKP ‘suç ortağı' arıyor

Mustafa Ünal /ZAMAN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:28


Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Haziran 2015 Cuma, 09:21


Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez

Erhan BAŞYURT/BUGÜN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:16


Ya Koalisyon ya Başkanlık...

Eren Erdem/YURT

12 Haziran 2015 Cuma, 08:58


Kırılma noktası!

Güngör Mengi/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:45


AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?

İbrahim Kiras/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:42


Ali İsmail…

Bekir Coşkun - Sözcü

23 Ocak 2015 Cuma, 09:34


Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?

Mehmet Kamış/ZAMAN

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39


Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi

Can Ertan /HABER

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57


Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik

Özgür Şen

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17


AKP’nin IŞİD çıkmazı

Hüseyin ALİ/Özgür Gündem

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10


Siyasi etik yasası çıkarılmalı

Serpil Çevikcan/Milliyet

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37


MİT’in sicili

Gültekin AVCI/BUGÜN

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17


İslamofobi ve provokasyon

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11


Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”

Hüseyin Özay/Taraf

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32


AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor

Zilar STÊRK/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25


Barışı, ancak özgürlükler besler

Hüda KAYA/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14


Bilim siyasetin elini öptüğünde...

Cüneyt Ülsever/YURT

11 Ocak 2015 Pazar, 10:19


Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı

Nazlı Ilıcak /BUGÜN

11 Ocak 2015 Pazar, 10:18

Son 20 Yazım

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI


AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN


GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.


ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..


12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?


Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?


Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'


Tüm Dostlara Teşekkür…


Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!


Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:


Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...


Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.


Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...


Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım


CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…


Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!


“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…


Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.


Sadece İnsan Olmak!


Annemin de Başını Ezerler mi?

Takvim

Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031
info@bursabagimsiz.info.tr

Bursa Bağımsız adlı, www.bursabagimsiz.info.tr adresinde yayınlanan işbu web sitesi içerisinde yayınlanan yazınsal ve görsel içeriğin her hakkı saklıdır.

Site içerisinde Güler Buğday dışında yazınsal ve görsel içeriği yayınlanan konuk yayıncıların eserlerinin her türlü hukuksal sorumluluğu konuk yayıncıya aittir. Güler Buğday işbu içerikten ötürü sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2022 Bursa Bağımsız