İletilerinizi bekliyorum...

gulerbugday@ttmail.com

Facebook

    (Güler Buğday)

Twitter

    twitter.com/gulerbugday

 

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI

25 Kasım 2015 Çarşamba, 16:29

Cumhuriyeti kuran parti, artık laik cumhuriyeti yıkanlara, tek adam diktasını dayatanlara ve korku imparatorluğu yaratanlara engel olamıyor!

Bursa Bamsz | letiim | zgemiim | Kitaplarm | Hakkmda Yazlanlar | Animasyonlu iirler

Ana Menü

» Ana Sayfa

» Haberler

» Yazılarım

» Yazarlar

» İletişim

» Künye

» Bize Yazın

» Bağlantılar

ATATÜRK Diyor Ki;

Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

YAZAR YAZI

Bir Lâle Devri son bulurken

Bir Lâle Devri son bulurken

04 Eylül 2011 Pazar, 08:58

Korkut Boratav

Toplumlara, olanakların üzerinde tüketmek; “yarın Allah kerim, günümüzü gün edelim” diyerek yaşamak damga vurmuşsa, böyle zamanlara (Osmanlı’yı hatırlayarak) “Lâle Devri” deriz. AKP’li yılların bir bölümü de bu türden iki “Lâle Devri”nden oluşuyor. Ve İkinci Lâle Devri de son bulmak üzeredir.

Çıkışlı-inişli bu dönemlere ve geleceğe ilişkin olasılıklara kısaca göz atalım.

***
Birinci Lâle Devri’ni sorarsanız, 2003-2007 yıllarına işaret ederiz. Hatırlatalım ki AKP, 2001 krizinin hemen sonrasında iktidara geldi. Bu yıllar, dünya ekonomisinin, özellikle de metropol kaynaklı sermaye hareketlerinin hızlı bir canlanma dönemiyle çakışır. Türkiye’yi 2001 krizine sürükleyen iktidarlar gibi, AKP de ekonominin gidişatını hemen hemen tamamen dış kaynak hareketlerine teslim etti ve bu beş yıl boyunca Türkiye’ye giriş yapan 184 milyar dolarlık türlü-çeşitli yabancı sermayenin yarattığı ortamın nemasını yedi.

Dış kaynak girişleri, iç talebin, özellikle tüketimin canlanmasını tetikledi ve Birinci Lâle Devri boyunca yıllık ortalama yüzde 7.3’lük bir büyüme temposu gerçekleşti. Çok ağır bir bunalımı izleyen bu olumlu konjonktür, AKP’nin 2007 seçimlerinden güçlenerek çıkmasına katkı yaptı.

***
Birinci Lâle Devri niçin ve nasıl son buldu? 2008-2009 yıllarına odaklanarak yanıtlayalım.

“Niçin son buldu?”

Dış kaynaklar sermaye birikim oranının yukarı çekilmesini sağlamamışsa, büyüme temposunun sürdürülmesi için her yıl “daha fazla ve daha fazla” yabancı sermaye girişi gerekecektir. Dış kaynakların yavaşlaması dahi büyüme hızını aşağı çekecektir. Bu durum 2004 sonrasında ortaya çıkmıştır.

Bu yıllar içinde Türkiye ekonomisinin cari açık sorunu ağırlaşmıştır. Bu bozulma sonunda, belli bir büyüme hızının gerektirdiği dış açık oranı, on yıl öncesine göre çarpıcı boyutlarda artmıştır. Büyümenin “daha fazla ve daha fazla” dış kaynak gereksinimi, bu bozulmayla da bağlantılıdır.
Nasıl son buldu?

Türkiye, dünya ekonomisinin 2008 çalkantısını yüksek dış açık/dış borç koşullarında (yani kırılgan konumda) karşıladı. Yabancı sermaye hareketleri “net çıkış”a dönüşünce ekonomi daralmaya başladı; 12 ayda (2008 Ekim-2009 Eylül’de) yüzde 7.9 oranında küçüldü. 2009 sonunda milli gelir 2007 düzeyinin yüzde 4.2 gerisindedir. Krizin en yoğun dönemine denk gelen Mart 2009’daki yerel seçimlerde AKP yüksek oranlı oy kayıplarına uğradı.

Kısacası Türkiye, uluslararası krizden en ağır etkilenen çevre ekonomilerinden biri olmuştur. “Yükselen” ekonomilerin çoğu, uluslararası krizi sadece yavaşlayarak (yani küçülerek değil, büyüme hızları düşerek) geçiştirdiler. Küçülen, ağır etkilenen ekonomiler ise, kriz ortamına Türkiye gibi yüksek dış açık/dış borç tuzağıyla yakalananların içinde yer aldılar.

***

Şimdi de İkinci Lâle Devri’nin başlangıcına (2010 ile 2011’in ilk yarısına) gelelim. Krize karşı ABD ve AB’de bankalara astronomik likidite pompalandı; merkez bankaları da sıfıra yakın faiz oranlarına geçtiler. Bu fonların büyük bölümü, üretimi canlandıracak kredilere değil, finansal varlıklara aktı. Metropol sermayesi çevre ekonomilerine döndü; giderek sıcak para hareketleri canlandı.

Türkiye de bu dönüşümden yararlandı. Krizli aylarda net çıkış gösteren yabancı sermaye, dörtnala geri döndü; 2010’da 53 milyar dolara; 2011’in ilk altı ayında 28 milyar dolara ulaştı. Birinci Lâle Devri’nin özellikleri canlandı. Dış kaynak girişleri sayesinde büyüme oranı, 2010’da yüzde 9’a, Ocak-Mart 2011’de yüzde 11’e yükseldi. Bu canlanmanın zirvesinde yapılan genel seçimler de AKP’nin zaferiyle sonuçlandı.

***
Lâle Devri’nin ömrü bu kez kısalmıştır. İktidar çevreleri durumun farkındadır. Batı’da ekonomik ortamın gerginleşme belirtileri başlar başlamaz kamuoyunu hazırlamaya başlamışlardır. Bunların panik belirtilerini geçelim; bu dönemin bitmekte olduğuna işaret eden birkaç nicel gösterge üzerinde yoğunlaşalım:

• Bir öncekine göre, İkinci Lâle Devri daha da kırılgan bir ortamda yaşanmaktadır. Cari işlem açığı, 2011’in ilk altı ayında 38 milyar dolara (2007’nin on iki aylık düzeyine) çıkmıştır. Mart 2011’de dış borçlar, kriz öncesi (Eylül 2008’deki) düzeyi aşmış; 300 milyar dolara ulaşmıştır. Kısa vadeli dış borçlardaki tırmanma daha da çarpıcıdır: Kriz öncesinde 58, Haziran 2011’de 85 milyar dolar…

• Kırılganlıklar olmasaydı, ekonominin özelliklerini “Lâle Devri” ifadesiyle nitelendiremezdik. Ne var ki, bunlardaki ağırlaşma, bu sürecin son bulmakta olduğunu da ortaya koyar. İlk belirtiler, döviz piyasalarında gözlenir; döviz fiyatları tırmanmaya başlar. Bu, bir politika tercihinin değil, dış kaynak hareketlerindeki bozulmanın yansımasıdır. 2008-2009 krizinin ilk yedi ayında dolar fiyatı bu bozulma nedeniyle yüzde 44 yükselmiş ve bu oran, “yükselen” ekonomiler grubunda Türkiye’yi dördüncü sıraya yerleştirmişti.

• 2010’un son aylarından bu yana, Türkiye’de döviz fiyatları artmaktadır. Ana neden, dış kaynak girişlerinin giderek artan bölümlerinin cari açık tarafından tüketilmesi; yani, döviz arzındaki fazlalığın daralmasıdır. Kasım 2010’la başlayan sekiz buçuk ayda dolar yüzde 14.8; dolar+avro sepeti yüzde 16.5 oranında artmıştır. Bu, Türkiye’ye özgü bir bozulma belirtisidir ve aynı dönemde “yükselen” ekonomilerin çoğunda döviz fiyatları ucuzlamıştır.

• Son bir buçuk ayda, AB ve ABD’deki finansal ortam gerginleşmiş; çevre ekonomilerinden sermaye çıkışı döviz kurlarını da yukarı çekmeye başlamıştır. Bu kez de Türkiye’deki “bozulma”, diğer ülkelerden daha hızlı seyretmiştir. 15 Temmuz-30 Ağustos arasında dolar yüzde 6.6; döviz sepeti yüzde 7.7 oranında yükselmiştir. Benzer ekonomilere bakıldığında dolar kurları bakımından Türkiye’ye yaklaşan tek bir ülke vardır: Yüzde 6.2’lik bir artışla Meksika…

***

Bir kriz öngörüsünden değil, İkinci Lâle Devri’nin sadece son bulmasından söz ediyoruz. Hangi hızla? Foslayarak mı; gürültüyle mi? Bir yıl içinde göreceğiz

Yazarlar

AKP ‘darbeyi’ kapatacak

25 Ekim 2016 Salı, 12:14


AKP ‘suç ortağı' arıyor

Mustafa Ünal /ZAMAN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:28


Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Haziran 2015 Cuma, 09:21


Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez

Erhan BAŞYURT/BUGÜN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:16


Ya Koalisyon ya Başkanlık...

Eren Erdem/YURT

12 Haziran 2015 Cuma, 08:58


Kırılma noktası!

Güngör Mengi/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:45


AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?

İbrahim Kiras/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:42


Ali İsmail…

Bekir Coşkun - Sözcü

23 Ocak 2015 Cuma, 09:34


Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?

Mehmet Kamış/ZAMAN

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39


Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi

Can Ertan /HABER

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57


Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik

Özgür Şen

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17


AKP’nin IŞİD çıkmazı

Hüseyin ALİ/Özgür Gündem

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10


Siyasi etik yasası çıkarılmalı

Serpil Çevikcan/Milliyet

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37


MİT’in sicili

Gültekin AVCI/BUGÜN

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17


İslamofobi ve provokasyon

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11


Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”

Hüseyin Özay/Taraf

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32


AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor

Zilar STÊRK/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25


Barışı, ancak özgürlükler besler

Hüda KAYA/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14


Bilim siyasetin elini öptüğünde...

Cüneyt Ülsever/YURT

11 Ocak 2015 Pazar, 10:19


Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı

Nazlı Ilıcak /BUGÜN

11 Ocak 2015 Pazar, 10:18

Son 20 Yazım

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI


AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN


GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.


ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..


12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?


Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?


Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'


Tüm Dostlara Teşekkür…


Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!


Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:


Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...


Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.


Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...


Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım


CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…


Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!


“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…


Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.


Sadece İnsan Olmak!


Annemin de Başını Ezerler mi?

Takvim

Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031
info@bursabagimsiz.info.tr

Bursa Bağımsız adlı, www.bursabagimsiz.info.tr adresinde yayınlanan işbu web sitesi içerisinde yayınlanan yazınsal ve görsel içeriğin her hakkı saklıdır.

Site içerisinde Güler Buğday dışında yazınsal ve görsel içeriği yayınlanan konuk yayıncıların eserlerinin her türlü hukuksal sorumluluğu konuk yayıncıya aittir. Güler Buğday işbu içerikten ötürü sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2022 Bursa Bağımsız