İletilerinizi bekliyorum...

gulerbugday113@gmail.com

Facebook

    (Güler Buğday)

Twitter

    twitter.com/gulerbugday

 

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI

25 Kasım 2015 Çarşamba, 16:29

Cumhuriyeti kuran parti, artık laik cumhuriyeti yıkanlara, tek adam diktasını dayatanlara ve korku imparatorluğu yaratanlara engel olamıyor!

Bursa Bamsz | letiim | zgemiim | Kitaplarm | Hakkmda Yazlanlar | Animasyonlu iirler

Ana Menü

» Ana Sayfa

» Haberler

» Yazılarım

» Yazarlar

» İletişim

» Künye

» Bize Yazın

» Bağlantılar

ATATÜRK Diyor Ki;

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

YAZAR YAZI

Küresel Krizde Sosyal Demokrasi ve CHP

Küresel Krizde Sosyal Demokrasi ve CHP

14 Kasım 2013 Perşembe, 08:38

Mustafa Sönmez /YURT

Türkiye’de neoliberal politikaların uygulamaya geçirildiği yıllarda ve yaşadığı krizlerde, merkez sol ya da sosyal demokratlar; CHP nerede duruyordu? Ne tür roller üstlendi? Bugün neresinde?

İç pazara dönük, Keynesçi politikaların son uygulayıcısı 1978-1979 yıllarında Ecevit Başbakanlığındaki CHP Azınlık Hükümeti oldu. Devamında ‘24 Ocak Kararları’nı uygulayacak Demirel’le neoliberal politikalara geçiş yapıldı. 12 Eylül ve Özal iktidarları piyasacılığın, neoliberalizmin Türkiye’deki asli aktörleri oldular. 12 Eylül sonrasında, merkez sol (SHP, sonra CHP ve DSP), tek başlarına iktidar olamadılar, ancak bu politikaları ağır aksak uygulamaya çalışan merkez sağla koalisyonlarda yer aldılar. Erdal İnönü, Karayalçın, bu ortaklıklarda başbakan yardımcılığı üstlenirken; Ecevit 1999-2002 döneminde, 58. koalisyon hükümetinin başbakanlığını yaptı. Bu hükümetlerde sosyal demokratlar, programlarını hiçbir biçimde uygulama şansı bulamadılar. Bu şansı bulabilecek Ecevit hükümeti, 2001’de, T. C. tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşadı. Krizi, IMF buyruğunda, tam da neoliberal esaslara göre yönetme durumunda kaldı.

Krizden çıkıldı ama politik merkez sola da ağır bir fatura çıktı. 2002 Genel Seçimi’nde Ecevit’in partisi DSP, ancak oyların yüzde 1’ini alabildi. Diğer merkez sağ partiler ve MHP de baraj altında kaldı. Hükümet dışındaki CHP ise ancak yüzde 19 oy alabildi. 2002 kasım ayından itibaren; neoliberal politikaları uygulama, yüzde 34 ile iktidara gelen politik İslam’ın partisi AKP’nin işi oldu.

NEOLİBERAL İKLİM
Avrupa pratiğine baktığımızda şunu iddia edebiliriz; Neoliberal iklimde, 12 Eylül sonrası Türkiye’de, merkez sol tek başına iktidar olsaydı bile, AB bütününe hakim olan neoliberal programları sürdürme durumunda kalan Avrupa merkez solundan pek de farklı davranamayacak, akıntıya karşı koyamayacaktı.

Ya bugün?.. Dünyanın 2008’den beri başına bela olan küresel krizin hâlâ etkisini sürdürdüğü bugün… Merkez solu temsil eden CHP’nin bugün iktidara getirilme ve getirilirse neoliberal politikaların dışında bir program uygulama şansı ve niyeti var mı? Bu soruya yanıt araştırmadan önce, 10 küsur yıllık AKP rejiminden geriye nasıl bir miras kalacağını hatırlamakta yarar var.

AKP VE MİRASI
AKP iktidarı, 2002 seçim sonuçlarıyla, Ecevit’in yardımcısı Kemal Derviş’in, IMF işbirliğinde rektifiye ettiği ekonomiyi ‘altın tepside’ devraldı. Küresel kriz öncesi 5-6 yılın güneşli dünya günlerinde yönettiler ülkeyi. Likidite bolluğu, özelleştirmelere talep, düşük faizli bol kredi, kısaca su gibi akan yabancı kaynak; AKP’ye yıllık yüzde 5’i bulan sürekli büyüme dönemi ihsan etti. Ancak, milli gelirin yüzde 45’ini bulan 375 milyar dolarlık dış borç yükü (üçte biri kısa vadeli, üçte ikisi özel sektörün), milli gelirin yüzde 7-8’inde kemikleşen bir cari açık (döviz açığı), geleceğin Türkiye’sine, bu ülkeyi yönetecek iktidarlara bırakılmış en ağır miraslardır. Rekabet gücü zayıflatılmış, kemik erimesinden malul, rotası belirsiz ve çıpasız bir ekonomi, özellikle 2014 ve sonrası daha da kırılganlaşacaktır. Yeni iflaslar, yeni işsizlikler ve yoksulluklar kapıdadır. Üstyapıda da tahribat ağırdır. Kürt meselesi çözüm bulmamıştır. Kutuplaştırılmış, düşmanlaştırılmış, neredeyse ikiye bölünmüş bir toplum yapısı, AKP sonrası enkazın diğer parçasıdır.

BEKLENEN...
AKP’nin bu deveyi güdememesi durumunda, sistemin egemenlerinin CHP’den isteyecekleri, tıpkı bugünün birçok AB ülkesinde olduğu gibi, neoliberal enkazı yönetmek olacaktır. Bundan anladıkları ise; emeğin, başta kıdem tazminatı olmak üzere kazanılmış haklarını tırpanlama, esnek çalışma yöntemiyle emeği daha da ucuzlatma, örgüt ve direnme mevzilerini yok etmektir. CHP’den; daha çok özelleştirme, daha çok ticarileştirme, bütçenin sosyal harcamalarını daha çok kısma, bununla dış sermayedarlara daha şirin görünme istenecektir. CHP’yi tek başına değilse de, koalisyon ortağı adayı olması için merkez sağa çekme çabaları yoğunlaşmaktadır. CHP’yi neoliberalizmin istediği bu kıvama getirme, daha şimdiden büyük sermaye ve ana akım medya tarafından, yerel yönetimlerde, İstanbul’da Sarıgül’ü CHP’ye dayatmayla başlatılmıştır. Yanılıp da bu rüzgâra kapılan bir CHP’nin, önümüzdeki yılların sert fırtınası karşısında sadece birkaç yıllık ömrü olur; DSP örneği ortadadır.

SON ÇIKIŞ!..
AKP hızla aşağı inmektedir. CHP’nin önünde neoliberalizmin yedeğine düşme yanlışından kendini kurtarma şansı hâlâ vardır. Kendine bir gelecek bulması ve ülkenin demokratikleşmesi, özgürleşmesi ve eşitsizlikleri azaltması için, CHP’nin sağa değil, sola yönelmesi gerekir. Yanılıp da sağa yapacağı her hamlede, elini verirken kolunu kaptıracaktır. Oysa sola yöneliş, CHP’ye hayal bile edemeyeceği kapılar açabilir. Kürt sorununu çözmeye talip; yaklaşan krizi savuşturacak çözümler bulan, hiç olmasa krizin yükünü adilce paylaştıracak; AKP’den tüm adaletsizliklerin hesabını soran bir CHP, ancak sola yönelişle var olabilir.
Bu da; CHP’nin Gezi bileşenleri ile daha yakın işbirliği; sendikalarla, meslek örgütleri ile dayanışması; tabana, halk forumlarına dayanan bir örgütlenmeye yönelmesi ve halk sınıflarının taleplerini gözeten bir program revizyonu ile olur.

Bu, CHP için köprüden önceki son çıkış ikazıdır.

Yazarlar

AKP ‘darbeyi’ kapatacak

25 Ekim 2016 Salı, 12:14


AKP ‘suç ortağı' arıyor

Mustafa Ünal /ZAMAN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:28


Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Haziran 2015 Cuma, 09:21


Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez

Erhan BAŞYURT/BUGÜN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:16


Ya Koalisyon ya Başkanlık...

Eren Erdem/YURT

12 Haziran 2015 Cuma, 08:58


Kırılma noktası!

Güngör Mengi/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:45


AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?

İbrahim Kiras/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:42


Ali İsmail…

Bekir Coşkun - Sözcü

23 Ocak 2015 Cuma, 09:34


Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?

Mehmet Kamış/ZAMAN

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39


Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi

Can Ertan /HABER

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57


Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik

Özgür Şen

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17


AKP’nin IŞİD çıkmazı

Hüseyin ALİ/Özgür Gündem

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10


Siyasi etik yasası çıkarılmalı

Serpil Çevikcan/Milliyet

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37


MİT’in sicili

Gültekin AVCI/BUGÜN

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17


İslamofobi ve provokasyon

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11


Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”

Hüseyin Özay/Taraf

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32


AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor

Zilar STÊRK/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25


Barışı, ancak özgürlükler besler

Hüda KAYA/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14


Bilim siyasetin elini öptüğünde...

Cüneyt Ülsever/YURT

11 Ocak 2015 Pazar, 10:19


Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı

Nazlı Ilıcak /BUGÜN

11 Ocak 2015 Pazar, 10:18

Son 20 Yazım

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI


AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN


GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.


ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..


12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?


Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?


Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'


Tüm Dostlara Teşekkür…


Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!


Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:


Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...


Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.


Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...


Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım


CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…


Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!


“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…


Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.


Sadece İnsan Olmak!


Annemin de Başını Ezerler mi?

Takvim

Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930
info@bursabagimsiz.info.tr

Bursa Bağımsız adlı, www.bursabagimsiz.info.tr adresinde yayınlanan işbu web sitesi içerisinde yayınlanan yazınsal ve görsel içeriğin her hakkı saklıdır.

Site içerisinde Güler Buğday dışında yazınsal ve görsel içeriği yayınlanan konuk yayıncıların eserlerinin her türlü hukuksal sorumluluğu konuk yayıncıya aittir. Güler Buğday işbu içerikten ötürü sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2025 Bursa Bağımsız