|
|
|
|
|
ATATÜRK Diyor Ki; |
Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
|
|
|
|
|
YAZAR YAZI |
|
‘Vur emrini veren irade’ kim?
22 Mayıs 2012 Salı, 08:40
İhsan Çaralan/Evrensel
|
|
Uludere’de 34 köylünün katledilmesiyle ilgili tartışma yine aynı yerde, “İstihbaratı kim verdi?” sorusunda tıkandı.
Wall Street Journal’in (WSJ) “Uludere’de ilk istihbarat Amerikan Predatorları tarafından verildi” biçimindeki haberi üzerine başlayan “İstihbaratı ABD mi verdi, milli kaynaklardan mı verildi?” tartışması, yine “Emri kim verdi!”ye gelinmeden gündemden düşürülmek isteniyor.
Oysa durum çok açık: WSJ’nin, “İlk istihbaratı ABD verdi!” biçimindeki haberinin kaynağı ABD Savunma Bakanlığı, Pentagon’dur ve bu haber ABD makamlarınca, yalanlanmayarak doğrulanmıştır! Ancak bu konuda resmi açıklama yapacağı söylenen Genelkurmay ise, “WSJ’nin haberinin doğru olmadığını, gerekli bilgilerin ilgili makamlara verildiğini” söyleyen laftan ibaret açıklamayla tartışmalardan sıyrılmak istemiştir. Ancak, gazetecilerin soruları üzerine Cumhurbaşkanı Gül, bir yandan “Madem Genelkurmayımız öyle diyor bize düşen buna inanmaktır” deyip devlet geleneğine sarılırken, öte yandan “Öyle de olmuş olabilir böyle de” diyen açıklamasıyla “Ne olur ne olmaz, bana bulaşmasın!” diyen bir tavır almıştır. Gelenekselleştirdiğinin aksine bu konudaki tartışmaya en son giren Başbakan Erdoğan ise, WSJ’nin, “Sonbaharda yapılacak ABD Başkanlık seçiminde Obama’yı yıpratmak için bu haberi yaptığını” iddia ederek, topu iyice taca, hatta sahanın geri getirilmeyecek kadar uzağına atarak tartışmayı bitirmeyi amaçlamıştır. Oysa WSJ’nin haberinde ABD’yi sadece masum göstermemekte, aynı zamanda ABD tarafının Türkiye’ye, “Daha kesin bir bilgi için daha yakın görüntü alınabileceği bildirildiği halde Türk tarafının bunu istemediği” belirtilerek Türkiye’yi uyardığı özel olarak belirtilerek, ABD bu olay karşısında duyarlı taraf olarak da gösterilmektedir. Bu da Obama’yı kösteklemek değil desteklemek demektir. Yani Başbakanın tezi tamamen çürüktür!
Böylece tartışma “İstihbaratı kim verdi?”ye kilitlenerek, bir sağırlar diyaloğuna dönüştürülmüştür.
Tartışmanın burada sınırlanması, iktidar için “tehlikesiz çizgi”de tutulması anlamına gelmektedir.
Evet, ABD’nin böyle bir istihbarat vermesi, elbette “normal” bir hükümet için onur kırıcıdır. Çünkü bir devletin, yabancı bir ülkenin verdiği istihbarata dayanarak kendi 34 vatandaşını bombalamış olması her yerde ve her zaman vahim, hesabı verilmesi hem elzem hem de çok güç bir durumdur. Ancak ortada “vahim”den daha vahim bir durum olmalı ki, tartışmanın “İstihbaratı kim verdi?” çizgisinde tutulması tercih edilmektedir.
Burada istihbaratı ABD’nin vermesinden daha “vahim” olan, gelen istihbaratı denetlemeden ve doğruluğu konusunda yeterince araştırmaya gerek görmeden savaş uçaklarıyla 34 sivilin bombalanmasıdır. Ama “vahamet”in burada da kalmadığı anlaşılmakta, “Bu emri veren kim?” sorusu burada daha da büyümektedir.
Çünkü; hava kuvvetlerinin savaş uçaklarının bir yeri bombalaması için bu emrin en azından Genelkurmaydan çıkması gerektiğini herkes bilir. Bu durumda “Vur emrini kim verdi?” sorusunun yanıtı çok basittir ve sivil hükümetin bu soruya “Kim verecek emri elbette ilgili askeri makamlar verdi!” demesi gerekir. Böyle dense, “Güneş her sabah doğudan doğar” demek kadar doğal ve kimseyi şaşırtmayacak bir yanıttır. Ki, böyle bir yanıt verilirse sorun “teknik”, bu işte ihmali ya da kastı olanların bulunup gerekli cezaya çarptırılmasına indirgenmiş olur. Ancak böyle denmiyor; denemiyor!
Çünkü böyle bir durumda, muhtemeldir ki Genelkurmayın “Hayır biz vermedik, bize vurun diye emir sivil iradeden geldi. Biz sadece bize verilen emri uyguladık!” denmesinden çekinilmektedir.
Burada da “Kim bu sivil irade?” sorusu gündeme gelecektir.
Bu durumda da ister istemez akla; Hükümet bu emri veren Genelkurmayı korumak için mi sorunun “emri verenin kim olduğu” boyutunda tartışılmasını engelliyor yoksa Genelkurmay hükümeti bu sorunun muhatabı olmaması için mi ortaya atılıyor sorusunda ikinci seçenek giderek ağırlık kazanmaya başlamıştır.
Her vesileyle, “askeri günlük siyasetin dışına çıkarmış olmak”la övünen bir hükümetin böyle bir katliam karşısında Genelkurmayı ayak altına atarak kendini ortadan çekmesinin başka bir anlamı olmaz.
Böyle bir gerçeği uzun süre saklayacak büyüklükte bir çuval henüz yapılmadığına göre, eninde sonunda gerçek ortaya çıkacaktır. Ama mümkün olduğu kadar gerçeğin çabuk gün ışığına çıkması ülkenin ve halkın menfaatinedir.
evrensel.net -
|
|
|
|
|
|
|
Yazarlar |
|
AKP ‘darbeyi’ kapatacak
25 Ekim 2016 Salı, 12:14
|
|
AKP ‘suç ortağı' arıyor
Mustafa Ünal /ZAMAN
12 Haziran 2015 Cuma, 09:28
|
|
Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!
İhsan ÇARALAN /Evrensel
12 Haziran 2015 Cuma, 09:21
|
|
Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez
Erhan BAŞYURT/BUGÜN
12 Haziran 2015 Cuma, 09:16
|
|
Ya Koalisyon ya Başkanlık...
Eren Erdem/YURT
12 Haziran 2015 Cuma, 08:58
|
|
Kırılma noktası!
Güngör Mengi/VATAN
12 Haziran 2015 Cuma, 08:45
|
|
AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?
İbrahim Kiras/VATAN
12 Haziran 2015 Cuma, 08:42
|
|
Ali İsmail…
Bekir Coşkun - Sözcü
23 Ocak 2015 Cuma, 09:34
|
|
Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?
Mehmet Kamış/ZAMAN
14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39
|
|
Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi
Can Ertan /HABER
14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57
|
|
Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik
Özgür Şen
14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17
|
|
AKP’nin IŞİD çıkmazı
Hüseyin ALİ/Özgür Gündem
14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10
|
|
Siyasi etik yasası çıkarılmalı
Serpil Çevikcan/Milliyet
12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37
|
|
MİT’in sicili
Gültekin AVCI/BUGÜN
12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17
|
|
İslamofobi ve provokasyon
İhsan ÇARALAN /Evrensel
12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11
|
|
Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”
Hüseyin Özay/Taraf
12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32
|
|
AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor
Zilar STÊRK/Özgür Gündem
12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25
|
|
Barışı, ancak özgürlükler besler
Hüda KAYA/Özgür Gündem
12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14
|
|
Bilim siyasetin elini öptüğünde...
Cüneyt Ülsever/YURT
11 Ocak 2015 Pazar, 10:19
|
|
Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı
Nazlı Ilıcak /BUGÜN
11 Ocak 2015 Pazar, 10:18
|
|
|
|
Son 20 Yazım |
|
CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI
|
|
AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN
|
|
GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.
|
|
ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..
|
|
12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?
|
|
Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?
|
|
Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'
|
|
Tüm Dostlara Teşekkür…
|
|
Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!
|
|
Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:
|
|
Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...
|
|
Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.
|
|
Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...
|
|
Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım
|
|
CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…
|
|
Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!
|
|
“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…
|
|
Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.
|
|
Sadece İnsan Olmak!
|
|
Annemin de Başını Ezerler mi?
|
|
|
|
Takvim |
Pt |
Sl |
Çr |
Pr |
Cm |
Ct |
Pz |
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 |
|
|
|
|
|
|
|
|