İletilerinizi bekliyorum...

gulerbugday@ttmail.com

Facebook

    (Güler Buğday)

Twitter

    twitter.com/gulerbugday

 

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI

25 Kasım 2015 Çarşamba, 16:29

Cumhuriyeti kuran parti, artık laik cumhuriyeti yıkanlara, tek adam diktasını dayatanlara ve korku imparatorluğu yaratanlara engel olamıyor!

Bursa Bamsz | letiim | zgemiim | Kitaplarm | Hakkmda Yazlanlar | Animasyonlu iirler

Ana Menü

» Ana Sayfa

» Haberler

» Yazılarım

» Yazarlar

» İletişim

» Künye

» Bize Yazın

» Bağlantılar

ATATÜRK Diyor Ki;

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

YAZAR YAZI

TSK’nın itibarı mı, hangi itibar?

TSK’nın itibarı mı, hangi itibar?

08 Ocak 2012 Pazar, 05:43

Ruhat Mengi /VATAN

Önce BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Genelkurmay Başkanı hakkında konuştu ve ağzına geleni söyledi. Onun “Kürtçe eğitimi uygun görmüyorum” sözünü verdiği ve “Ha bir onbaşı, ha Genelkurmay Başkanı, bizim için hiç farkı yok. Zerre kadar kıymetin, değerin yok” gibi ifadelerin bulunduğu cevap tam bir hakaret niteliğindeydi. Bunu duyanlar ister istemez o dakika “Tamam işte TSK’nın, Genelkurmay’ın onuru bu kadar yerlerde süründürülürse olacağı budur. Zaten uzun süredir ortam müsait hale geldiği için keyfi isteyen gazeteler TSK’ya hakareti manşetinden yapıyor, BDP’liler düşman muamelesi yapıyordu, şimdi alenen hakarette tereddüt etmezler” diye düşündü.

Sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç konuştu.. Onlar da Demirtaş’ın sözlerini duyunca “çoğunluk” ile aynı şeyi düşünmüş olmalılar ki; “Genelkurmay Başkanlığı makamı TSK içinde de, Türkiye bürokrasisi içinde de çok önemli bir makamdır. TSK’da görev yapmış bir sayın komutanın şu veya bu iddia ile tutuklanmış olmasından sadece üzüntü duyulur. Genelkurmay başkanları da hata yapabilir, bize düşen görev bunu bireysel görmektir. Bu makamın yıpratılmaması, özellikle Genelkurmay Başkanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibar ve gücüne gölge düşmemesi lazım” dedi.

‘EN GÜVENİLEN KURUM’ İKEN, ŞİMDİ?

Evet, Bülent Arınç’ın ve Hükümet’in Genelkurmay başkanı Özel’in şahsında “Genelkurmay Başkanlığı makamına fevkalade gölge düşürecek, itibarını kesinlikle sarsacak” bu konuşmadan rahatsız olduğu belli.. Ama artık ne söylenirse söylensin bunlar TSK’nın kaybolan itibarını geri getirmeye yetmez. İngilizlerin çok kullandığı bir söz vardır; “Hareketler, davranışlar, olaylar, kelimelerden daha yüksek sesle konuşur” derler, aynen onun gibi..

Bundan iki yıl öncesine kadar TSK kamuoyu araştırmalarında “halkın en güvendiği kurum” olarak çıkıyordu, ortada hâl⠓sabit görülmüş tek bir suçlama, hüküm giymiş tek kişi” olmamasına rağmen aralıksız süren tutuklamalar, Genelkurmay eski Başkanı’na bile “terör örgütü lideri” damgası yapıştırılması bu güveni ve kurumun itibarını toplum gözünde de ister istemez ciddi şekilde zedelemiştir.

Bu nedenle hiç “TSK’nın saygınlığına gölge düşmesin” gibi sözler kullanmak için zahmet etmeyelim, üzülerek söylüyorum ki o konu “şimdilik” bitti, herkes farkında ki itibar filan hikaye artık. TSK’yı gerektiği zaman tehlike anında ateş altına süreriz, “teröristlere” kendilerini siper ederler, geriye kalan zamanlarda da “terörist olarak” içeri tıkılırlar, imaj budur.

O itibarı “özel yetkili savcılar”ın düşünmesi ve hiç değilse İlker Başbuğ’un tutuksuz yargılanması gerekirdi. “Söz konusu siteleri kendisinin kapattırdığını” ve olayın diğer detaylarını etraflıca açıklamış. Gerçek tam olarak anlaşılıncaya kadar tutuklanmasa olmaz mıydı? Ayrıca, o sitelerin “Büyükanıt döneminde” hazırlanmış olduğuna işaret ettiğine göre onun adı neden hiç geçmiyor, bu da garip değil mi?


*****


Rezilliğin bu kadarı!

Van depremzedeleri için yapılan TV programlarında “bağış” sözü veren bazı zenginlerin sonradan fikir değiştirerek para vermekten kaçtıkları haberini duyuyoruz iki gündür. Bundan daha çirkin bir şey var mıdır yahu, önce reklamını yapacaksın, sonra parayı ödemekten kaçacaksın.. Sabah uyandığında aynaya nasıl utanmadan bakacaksın peki? Daha ne rezillikler duyacağız bakalım..

PARALAR NEREYE GİDİYOR?

Öte yandan, iki programda toplandığı söylenen 127 milyon TL’nin sadece 33.5 milyonu alınabilmiş, 16.5 milyon sözde kalmış, 77 milyona ne olduğu belli değil. Türkiye’de yardım için para toplamayı seviyoruz, ama paralar bir şekilde kayboluyor. Daha önce Filistin için toplanan paralardan da ses çıkmadı, nereye gitti duyamadık.

Deprem vergisi toplandı (adı öyle değil deseler de deprem için toplanmıştı), neden kullanılmadığı sorulunca “Biz onu başka işlerde kullandık” dediler. Hangi yolla ve hangi nedenle toplanırsa toplansın bu paraların hesabı millete verilmelidir. Tüm kurum-kuruluşlar ve dernekler de her kuruşun karşılığını anlatmak zorundalar. “Dilek havuzu”na para atılmıyor malumunuz, insanlar kendi cüzdanından özveri yaparak veriyor, duyalım bunları!


*****


Gençleri neden deşifre ediyorsunuz?

Günlerdir bir kokain operasyonu gazetelerin manşetlerinde ve TV haberlerinin baş köşesinde.. Tamam, yazsınlar, söylesinler, sonuçta zararlı ve yasa dışı bir eylemdir de insanların, özellikle de gençlerin fotoğrafları ve isimleri neden yayınlanıyor?

Diyelim ki ilk kez bir hata yaptılar veya tesadüfen o mekandaydılar.. Veya diyelim ki bu kötü alışkanlığa yakalanmışlar ama tedavi olup kurtulmayı düşünüyorlar, neden “kokainci” etiketi ömür boyu alınlarına yapıştırılıyor?

Toplum da tanısın, uzak dursun diye düşünüldüğünü söylemesinler sakın, bu ülkede “çocuk tecavüzcüleri”nin bile isimleri saklanıyor, suçları “taciz” denerek hafifletilmeye çalışılıyor, burada mı akıllarına gelecek..

Ben fotoğraf ve isim deşifresinin yapılmaması gerektiğine, bunun yanlış ve haksız olduğuna inanıyorum, hukukçuların, sosyolog ve psikologların görüşünü duymak isterdim.


*****


12 Eylül şartları!

Bugüne kadar 12 Eylül darbesini savunanlara, “ama efendim 11 Eylül’de olanlara bakın, insanlar öldürülüyordu, anarşi vardı” diyenlere şunu söylüyorduk; “ Darbe yapmak isteyenler bu anarşi ortamını her zaman yaratabilirler. Netekim(!) 12 Eylülcüler ‘istesek daha önce yapardık, şartların olgunlaşmasını bekledik’ demediler mi”..

Şimdi 12 Eylül darbesinin lideri Kenan Evren ve Milli Güvenlik Konseyi Üyesi Tahsin Şahinkaya hakkında hazırlanan iddianamede “Şüphelilerin o dönem yaşanan terör olaylarının üzerine bilerek gitmediği ve ‘şartların olgunlaşmasını bekledik’sözleri” yer almış. Eğer bunları kesinleştiren deliller ortaya konursa ve 12 Eylülcüler tarih önünde mahkum edilirse “12 Eylül’e alkış tutanlar” ne yapacak çok merak ediyorum!

Yazarlar

AKP ‘darbeyi’ kapatacak

25 Ekim 2016 Salı, 12:14


AKP ‘suç ortağı' arıyor

Mustafa Ünal /ZAMAN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:28


Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Haziran 2015 Cuma, 09:21


Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez

Erhan BAŞYURT/BUGÜN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:16


Ya Koalisyon ya Başkanlık...

Eren Erdem/YURT

12 Haziran 2015 Cuma, 08:58


Kırılma noktası!

Güngör Mengi/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:45


AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?

İbrahim Kiras/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:42


Ali İsmail…

Bekir Coşkun - Sözcü

23 Ocak 2015 Cuma, 09:34


Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?

Mehmet Kamış/ZAMAN

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39


Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi

Can Ertan /HABER

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57


Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik

Özgür Şen

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17


AKP’nin IŞİD çıkmazı

Hüseyin ALİ/Özgür Gündem

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10


Siyasi etik yasası çıkarılmalı

Serpil Çevikcan/Milliyet

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37


MİT’in sicili

Gültekin AVCI/BUGÜN

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17


İslamofobi ve provokasyon

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11


Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”

Hüseyin Özay/Taraf

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32


AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor

Zilar STÊRK/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25


Barışı, ancak özgürlükler besler

Hüda KAYA/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14


Bilim siyasetin elini öptüğünde...

Cüneyt Ülsever/YURT

11 Ocak 2015 Pazar, 10:19


Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı

Nazlı Ilıcak /BUGÜN

11 Ocak 2015 Pazar, 10:18

Son 20 Yazım

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI


AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN


GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.


ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..


12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?


Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?


Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'


Tüm Dostlara Teşekkür…


Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!


Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:


Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...


Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.


Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...


Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım


CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…


Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!


“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…


Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.


Sadece İnsan Olmak!


Annemin de Başını Ezerler mi?

Takvim

Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031
info@bursabagimsiz.info.tr

Bursa Bağımsız adlı, www.bursabagimsiz.info.tr adresinde yayınlanan işbu web sitesi içerisinde yayınlanan yazınsal ve görsel içeriğin her hakkı saklıdır.

Site içerisinde Güler Buğday dışında yazınsal ve görsel içeriği yayınlanan konuk yayıncıların eserlerinin her türlü hukuksal sorumluluğu konuk yayıncıya aittir. Güler Buğday işbu içerikten ötürü sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2022 Bursa Bağımsız