İletilerinizi bekliyorum...

gulerbugday@ttmail.com

Facebook

    (Güler Buğday)

Twitter

    twitter.com/gulerbugday

 

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI

25 Kasım 2015 Çarşamba, 16:29

Cumhuriyeti kuran parti, artık laik cumhuriyeti yıkanlara, tek adam diktasını dayatanlara ve korku imparatorluğu yaratanlara engel olamıyor!

Bursa Bamsz | letiim | zgemiim | Kitaplarm | Hakkmda Yazlanlar | Animasyonlu iirler

Ana Menü

» Ana Sayfa

» Haberler

» Yazılarım

» Yazarlar

» İletişim

» Künye

» Bize Yazın

» Bağlantılar

ATATÜRK Diyor Ki;

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.

YAZAR YAZI

Tarihle ‘Harbi’ münasebetler

Tarihle ‘Harbi’ münasebetler

25 Aralık 2011 Pazar, 06:51

Kadri Gürsel /Milliyet

Avrupa Birliği, İkinci Dünya Savaşı’nda birbirlerini tarumar etmiş kıta milletleri arasında barışın ebedileştirilmesi idealinin bir siyasi birlik projesinde somutlaşmış halidir.
Dolayısıyla modern Avrupa kimliği, savaşın ve savaş sırasında insanlığa karşı işlenen suçların tekrar etmemesi için bunlarla ve nedenleriyle adilane biçimde yüzleşmek demektir.
Gerekli hafıza çalışmasını yapmak, varsa hatanın kefaretini ödemektir. Ve nihayet, gelecek nesillerin de aynı yanlışlara düşmesini önlemek için sürekli çaba sarf etmektir.
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’nın yıkım ve boğazlaşmasından korunmuş olması nedeniyle Avrupa’nın ortak tarihine ve bu tarihi gerçekliğin ürünü olan kimliğe de yabancıdır aslında.
Ancak bu olgudan yola çıkarak, Avrupa’nın kendi tarihini aşmak için benimsediği demokrasi, çoğulculuk, insan hakları ve barış içinde birlikte yaşama normlarının Türkiye için bir model oluşturamayacağını öne sürmek de mümkün değildir. Türkiye modern Avrupa normlarını pekâlâ içselleştirebilir ve bunları özgün sorunlarının çözümünde ölçü alabilir.
Türkiye kendisini bu doğrultuda ilerlemeye vakfetmiş olsa idi, “1915-22 yılları arasında Anadolu’da nelerin yaşandığı ve bu sırada Ermenilerin ne gibi bir akıbete uğradıkları” şeklindeki sorulara, sürecin bir aşamasında gerçekçi bir cevap arama ve bulma gereği ile yüz yüze kalacaktı.
Türkiye’nin hafızasında boşluklar bulunmayan, normal bir ülke haline gelebilmesi için de gerekliydi bu çalışma.
İfade özgürlüğü ve dolayısıyla demokrasisi “Ermeni sorunu”yla sınırlanmamış bir ülke olması, nihayetinde Türkiye’nin tarihiyle tam serbesti içinde yüzleşmesine de bağlıydı.
Bugün ise Fransa Ulusal Meclisi, “Ermeni soykırımı”nın inkârını cezalandıran yasa teklifini kabul ederek bu amaçlara değil, aksine hizmet etmiş oluyor.
Bu yasa teklifinde akademik özgürlüğü sakınmak adına bir kaygı gözetilmiyor oluşunu bir yana bırakalım...
Henüz yasalaşmamış bile olsa teklif daha şimdiden, menziline varılacağına dair inancın yitmeye yüz tuttuğu Türkiye’nin AB perspektifine ağır bir psikolojik darbe indirmiş bulunuyor.
Türkiye’nin kendi Ermeni sorunuyla yüzleşmesi için canlı ve dinamik biçimde ilerleyen bir AB süreci ancak yardımcı olabilirdi. Tersi, yani dibe vurmuş ve geriye neredeyse sadece adı kalmış bir AB süreci ise Fransa Parlamentosu’nun darbesini ne kadar kaldırabilir, göreceğiz.
Fransa’da şimdiden “Boyer Yasası Teklifi” adını almış bu “soykırımın inkârını” cezalandırma teşebbüsü, elbette ki cumhurbaşkanlığı seçimi için girişilen bir oy avcılığı yarışıdır. Ve maalesef yarışın sürmesi beklenmelidir. Çünkü nisan ve mayıstaki Cumhurbaşkanlığı seçimi turlarından sonra haziranda da Ulusal Meclis seçimleri var Fransa’da.
Bu “Fransa’ya çuvaldız” olsun.
“Türkiye’ye iğne” de karikatürist Semih Poroy’un, çizgi karakteri “Harbi”ye dünkü Cumhuriyet’te söylettikleri olsun.
“Biz tarihimizle övünürüz... Tabii, iyi taraflarıyla!” dedikten sonra iki elini yana açarak: “Kötü taraflarını da tarihçilere bırakırız” diye konuşuyordu okurla. Ve son karede yüzünde müstehzi bir tebessüm, noktayı koyuyordu:
“Tabii, bizim tarihçilere!”
Harbi’nin bu sözleri geçen perşembe Liberation’da Fransız tarihçi Pierre Nora ile yapılmış bir söyleşiyi aklıma getirdi. Yasa teklifine karşı çıkan tarihçi, hem nalına hem mıhına vuruyordu:
“Türk hükümetinin, Ermeni ve Türk arşivlerine serbestçe erişimi güvence altına alınmış bir uluslararası tarihçiler komisyonunun kurulması için girişimde bulunması şart. Türk hükümeti, bu komisyonun varacağı sonuçları tanıyacağını da baştan ilan etmelidir. Gerçi bu öneri Türk hükümeti tarafından dile getirilmişti ama ağızlarının ucuyla yapmışlardı bunu. Soykırımın inkârını cezalandıran bir Fransız yasasının bu hükümet üzerinde bir baskı oluşturacağını sanmak yanılgıdır; bu onları ancak yoldan döndürür.”
Liberation’un, “O halde neden Fransa bu yönde çabalıyor?” şeklindeki sorusuna Tarihçi Pierre Nora, “Fayda sadece siyasi ve seçimlerle ilgili... Cumhurbaşkanı (Sarkozy) açısından, Türkiye’yi Avrupa’ya adaylık perspektifinden uzaklaştırmak söz konusudur” diye cevap vermiş.
Önce kendimize ve geçmişimize karşı harbi olalım, sonra Fransızlardan aynısını isteyelim.

Yazarlar

AKP ‘darbeyi’ kapatacak

25 Ekim 2016 Salı, 12:14


AKP ‘suç ortağı' arıyor

Mustafa Ünal /ZAMAN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:28


Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Haziran 2015 Cuma, 09:21


Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez

Erhan BAŞYURT/BUGÜN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:16


Ya Koalisyon ya Başkanlık...

Eren Erdem/YURT

12 Haziran 2015 Cuma, 08:58


Kırılma noktası!

Güngör Mengi/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:45


AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?

İbrahim Kiras/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:42


Ali İsmail…

Bekir Coşkun - Sözcü

23 Ocak 2015 Cuma, 09:34


Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?

Mehmet Kamış/ZAMAN

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39


Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi

Can Ertan /HABER

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57


Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik

Özgür Şen

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17


AKP’nin IŞİD çıkmazı

Hüseyin ALİ/Özgür Gündem

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10


Siyasi etik yasası çıkarılmalı

Serpil Çevikcan/Milliyet

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37


MİT’in sicili

Gültekin AVCI/BUGÜN

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17


İslamofobi ve provokasyon

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11


Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”

Hüseyin Özay/Taraf

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32


AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor

Zilar STÊRK/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25


Barışı, ancak özgürlükler besler

Hüda KAYA/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14


Bilim siyasetin elini öptüğünde...

Cüneyt Ülsever/YURT

11 Ocak 2015 Pazar, 10:19


Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı

Nazlı Ilıcak /BUGÜN

11 Ocak 2015 Pazar, 10:18

Son 20 Yazım

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI


AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN


GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.


ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..


12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?


Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?


Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'


Tüm Dostlara Teşekkür…


Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!


Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:


Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...


Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.


Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...


Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım


CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…


Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!


“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…


Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.


Sadece İnsan Olmak!


Annemin de Başını Ezerler mi?

Takvim

Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930
info@bursabagimsiz.info.tr

Bursa Bağımsız adlı, www.bursabagimsiz.info.tr adresinde yayınlanan işbu web sitesi içerisinde yayınlanan yazınsal ve görsel içeriğin her hakkı saklıdır.

Site içerisinde Güler Buğday dışında yazınsal ve görsel içeriği yayınlanan konuk yayıncıların eserlerinin her türlü hukuksal sorumluluğu konuk yayıncıya aittir. Güler Buğday işbu içerikten ötürü sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2022 Bursa Bağımsız