İletilerinizi bekliyorum...

gulerbugday@ttmail.com

Facebook

    (Güler Buğday)

Twitter

    twitter.com/gulerbugday

 

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI

25 Kasım 2015 Çarşamba, 16:29

Cumhuriyeti kuran parti, artık laik cumhuriyeti yıkanlara, tek adam diktasını dayatanlara ve korku imparatorluğu yaratanlara engel olamıyor!

Bursa Bamsz | letiim | zgemiim | Kitaplarm | Hakkmda Yazlanlar | Animasyonlu iirler

Ana Menü

» Ana Sayfa

» Haberler

» Yazılarım

» Yazarlar

» İletişim

» Künye

» Bize Yazın

» Bağlantılar

ATATÜRK Diyor Ki;

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.

YAZAR YAZI

Erdoğan ’ı 28 Şubat başbakan yaptı

Erdoğan ’ı 28 Şubat başbakan yaptı

28 Şubat 2011 Pazartesi, 18:18

Erol Çevikçe

Süleyman Demirel 27 Mayıs darbesi, Turgut Özal 12 Eylül darbesi sayesinde önce başbakan sonra cumhurbaşkanı oldular.
Recep Tayyip Erdoğan da 28 Şubat Süreci (darbesi) sayesinde başbakan ve yarın da 2003’te başlayan ama hâlâ süren yazılı Balyoz darbesi sayesinde cumhurbaşkanı ya da Bush gibi başkan olacak.

27 Mayıs 1960’ta darbe olmasaydı Süleyman Demirel Demokrat Parti'nin (DP) Devlet Su İşleri'nde olduğu gibi sıradan bir teknokratı olarak yaşamını sürdürecekti.

DP’nin tasfiyesi amacıyla önder kadrolar yasaklanınca, DP’nin devamı olan Adalet Partisi'nde Demirel’in kırk yıl sürecek serüveni başladı.

Ayrıca, darbe olmasaydı yapılan bütün araştırmalar ve anketler 1961 seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) seçimi kazanacağını göstermişti.

Yani Demokrat Parti halkın oyuyla iktidardan düşecekti.
Elbette bunun bugün ispatı olanaksız.

Ancak, 12 Mart 1971 öncesi doğru okunursa, aynı durumun olduğu görülür;
Demirel’in Adalet Partisi (AP) 12 Mart sonrası yapılan 1973 seçiminde iktidarı yitirmiştir.
CHP halkın oyuyla Necmettin Erbakan’ın partisi Milli Selamet'le (MSP) koalisyon hükümeti kurmuştur.

1977 seçiminde de yüzde 42 oyla tek başına iktidar oldu.

Turgut Özal, Demirel’in önce Elektrik Etüt İdaresi'nde, sonra Devlet Planlama'da, daha sonra da Başbakanlık Müsteşarı olarak sağ yanına aldığı bir bürokrattı.

12 Eylül 1980’de Evren Paşa ve arkadaşları darbe yapınca, 24 Ocak kararlarını uygulamak için Özal’ı, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülent Ulusu’nun darbe hükümetinde Başbakan Yardımcısı yaptılar.

Ne zaman ki unutulmayan banker batağı patladı, Özal çareyi Dünya Bankası'na kaçmakta buldu.

1983 seçimi öncesi 12 Eylül'cü generaller, başta AP ve CHP olmak üzere partileri kapattılar.

Hangi partilerin ve kimlerin seçime gireceğine askeri cunta karar verdi.

Hesapları eski general Turgut Sunalp’e kurdurttukları Milliyetçi Demokrasi Partisi'ni (MDP) hükümete getirmekti. Kendi emirlerine uyacağına güvendiklerine de, muhalefet olsunlar diye izin verdiler.

İşte o ortamda Özal Dünya Bankası'ndaki görevini bırakıp Türkiye’ye döndü ve Anavatan Partisi'ni (ANAP) kurdu. 1983’ün o ortamında sandığa giderken cuntanın partisi MDP’nin karşısında, halkın tek seçeneği Özal’dı.

“Netekim” 1983 seçiminde ANAP en büyük oy desteğini, işkenceye varan baskı altındaki AP’li ve CHP’lilerden aldı.

28 Şubat 1997 sürecinde R. T. Erdoğan İstanbul’da Refah Partisi'nin (RP) belediye başkanıydı.

Generallerin baskısıyla Erbakan hiç direnmeden başbakanlıktan gitti. Bir süre sonra partisi kapatıldı.

Erbakan Hoca, Milli Görüş'ü iktidara getirmek için ilk 1969’da Milli Nizam Partisi ile yola çıkmıştı. Hoca ülkesini ve halkını çok iyi tanıyan bir liderdi.

Serüveninin önündeki engelleri gerçekçi bir gözle görebilmiş bir politikacıydı. 1969’dan beri, Milli Görüş'ün partisi dört kez kapatıldı. Ne var ki 2001’e gelindiğinde Hoca artık merkez sağın oyunun önemli bir bölümünü, parçalanıp dağılan Doğru Yol Partisi'nden (DP) ve ANAP'tan almıştı.

İşte REFAH kapatılıp kendisi yasaklandığında Erbakan Hoca, SAADET Partisi'nin başına Recai Kutan’ı değil de Abdullah Gül-Bülent Arınç ikilisinden birini getirseydi, bugün ne Adalet ve Kalkınma Partisi, ne de R. T. Erdoğan vardı!

Yani sonuç olarak, bugün hâlâ mağduru oynamasına neden olan 28 Şubat, R. T. Erdoğan’ı yedi yıldır Başbakan ve yarının Cumhurbaşkanı yaptı.

Başbakanın, seçime kadar tırmandırarak sürdürmeyi planladığı “ileri demokrasi kavgası” adı altındaki gerginlik politikasının, 2007 Temmuz seçiminde olduğu gibi 12 Haziran seçiminde de sonuç verip vermeyeceğini göreceğiz.

Bu kez hem Kılıçdaroğlu, hem de son haftalardaki tutumuyla Bahçeli daha yumuşak ve olgun bir üslubu yeğler gözüküyorlar.

Yine de CHP ve MHP, geçen hafta Kılıçdaroğlu’nun “aile sigortasıyla” başlattığı gibi halkın asıl derdi olan aş ve iş gündemini, sandıklar kapanana kadar birinci gündem maddesi olarak tutmayı başarmalıdırlar.

Not; yazımı göndereceğim saatte kaybettiğimiz Erbakan Hocam'a Tanrı'dan rahmet diliyorum.

Yazarlar

AKP ‘darbeyi’ kapatacak

25 Ekim 2016 Salı, 12:14


AKP ‘suç ortağı' arıyor

Mustafa Ünal /ZAMAN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:28


Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Haziran 2015 Cuma, 09:21


Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez

Erhan BAŞYURT/BUGÜN

12 Haziran 2015 Cuma, 09:16


Ya Koalisyon ya Başkanlık...

Eren Erdem/YURT

12 Haziran 2015 Cuma, 08:58


Kırılma noktası!

Güngör Mengi/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:45


AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?

İbrahim Kiras/VATAN

12 Haziran 2015 Cuma, 08:42


Ali İsmail…

Bekir Coşkun - Sözcü

23 Ocak 2015 Cuma, 09:34


Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?

Mehmet Kamış/ZAMAN

14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39


Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi

Can Ertan /HABER

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57


Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik

Özgür Şen

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17


AKP’nin IŞİD çıkmazı

Hüseyin ALİ/Özgür Gündem

14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10


Siyasi etik yasası çıkarılmalı

Serpil Çevikcan/Milliyet

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37


MİT’in sicili

Gültekin AVCI/BUGÜN

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17


İslamofobi ve provokasyon

İhsan ÇARALAN /Evrensel

12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11


Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”

Hüseyin Özay/Taraf

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32


AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor

Zilar STÊRK/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25


Barışı, ancak özgürlükler besler

Hüda KAYA/Özgür Gündem

12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14


Bilim siyasetin elini öptüğünde...

Cüneyt Ülsever/YURT

11 Ocak 2015 Pazar, 10:19


Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı

Nazlı Ilıcak /BUGÜN

11 Ocak 2015 Pazar, 10:18

Son 20 Yazım

CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI


AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN


GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.


ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..


12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?


Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?


Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'


Tüm Dostlara Teşekkür…


Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!


Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:


Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...


Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.


Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...


Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım


CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…


Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!


“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…


Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.


Sadece İnsan Olmak!


Annemin de Başını Ezerler mi?

Takvim

Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930
info@bursabagimsiz.info.tr

Bursa Bağımsız adlı, www.bursabagimsiz.info.tr adresinde yayınlanan işbu web sitesi içerisinde yayınlanan yazınsal ve görsel içeriğin her hakkı saklıdır.

Site içerisinde Güler Buğday dışında yazınsal ve görsel içeriği yayınlanan konuk yayıncıların eserlerinin her türlü hukuksal sorumluluğu konuk yayıncıya aittir. Güler Buğday işbu içerikten ötürü sorumlu tutulamaz.

Copyright © 2022 Bursa Bağımsız